Çok Kitap Okumak İnsanı Geliştirir mi?

Çok kitap okuyan bir toplum veya çok kitap okuyan bir kişinin sırf kitap okumasının çokluğundan dolayı değişmesini beklemek, bir nevi batıl inanç sahibi olmak demektir. Kitap okumak, çoklukla ölçülmeyen ancak nitelikle ölçülebilen bir olgudur. Şöyle ki ne kadar çok kitap okursanız o kadar çok kültür sahibi olursunuz değil; ne kadar çok nitelikli kitap okursanız o kadar çok kültür sahibi olursunuzdur.

Kitapların söylemiş oldukları en nihayetinde bir başkalarının yazmış oldukları şeylerden ibarettir. Yazılmış olanlara uluhiyet yüklemek ve kitapların bir sihirli değneği varmış gibi bizde bir etki oluşturmasını beklemek başından beri yanlış yaptığımız işlerin en büyüğüdür.

Kitaplar sadece bir yol göstericidirler. Örneğin kitaplar sizi tünelin ucundaki ışığa elinizden tutup götürmez; kitaplar size o ışığa nasıl gidileceğine, daha önce nasıl gidildiğini, nasıl gidilemeyeceğini söylerler. Bu sayede insanlar kitaplardan nasihat ve tavsiyelerini alarak uygulamaya koyulurlar. Doğru olan budur.

Kitap insanı okuyamaz. İnsanlar kitabı okur. Örneğin kitap okumakla entelektüel bir birikim elde edemez ve sadece kitap okuyarak bilgi sahibi olamazsınız. Kitap sizi bu yolda ilerleten nesnelerdir. Kitap, son sayfası okunduktan sonra gerisini size bırakır. Ve siz, anladığınız ve yorumladığınız kadarıyla ondan bir şeyler kazanırsınız.

Aynı zamanda kitap okumamanın verdiği hissi okumayan insan değil okuyan insan anlar. Aynı zamanda kitap okumayan insanın eksikliğini kendisi değil çevresi en iyi şekilde hisseder.

Öte yandan şöyle de bir gerçeklik var: Kitap okuyan insan okuduğu kitap sayısını sebep göstererek hayatında bir değişikliğe neden olmadığını iddia ediyorsa, hayatının değişip değişmediğini de asla bilemezdi. Zira önümüze bir film koyup “işte hayatın” deyip seyrettirmiyorlar. Ve şu bir gerçek ki insan, değiştiğini en son anlayan belki de hiç anlayamayacak olandır.

Kitapların somut deliller ile hayata yön verememesini eleştirmemek gerekiyor zannımca. Zira bu kitaba ve dolayısıyla bilgiye küs olmak anlamına gelir ki en kötü “kindarlık” budur.