Sevmediğiniz Bir İş Yerinden Ayrılmak

İş hayatının evlilikten sonra en önemli viraj olduğunu bir önceki yazımda bahsetmiştim. Gerçeği mercek altına aldığımız zaman, iş hayatı büyük bir risk demektir. Öte yandan sevmediğiniz bir iş yerinde çalışmak zorunda olmak kadar insanın elini kolunu bağlayan başka bir acizlik yoktur. Sorumluluklar da artınca sevmediğiniz işten ayrılmak biraz daha zorlaşıyor. Nihayetinde kafanızda belirlediğinizi uygulamaya koyuyor ve sevmediğiniz bir işyerinden ayrılma kararı alıyorsunuz.

Çoğu zaman radikal kararlardan oluşan bu işte in ayrılma eylemleri, sevilmeyen bir işten ayrılma olunca, inanılmaz bir keyfe dönüşüyor. Sevmediğiniz bir iş yerinden ayrılmak sanki sizi prangalarla ayaklarınızdan bağlayan bir hapishaneden alelacele kaçıvermek gibi bir his uyandırıyor. Dahası kendinizi özgür hissediyorsunuz ve sizi sürekli denetleyen otoriteden muafsınız. Eğer dönmemek üzere ayrılmışsanız hayatınızın herhangi bir safhasında o iş yeriyle bir ilişiğiniz bulunmayacak olması sizi ayrı bir mutlu edecektir.

Özellikle son iş günü ve son mesai saatleri, otobüsün hareket saatini bekleyen heyecanlı yolcunun iç sesidir. Kapıdan çıktığınızda çoğu şeyi arkanızda bırakacak ama arkanızda bıraktıklarınızın yüzüne dahi bakmak istemeyeceksiniz. Kuşkusuz aziz bir duygu.

Özellikle, iş yerinizde sevmediğiniz insanlarla hemhal olmak zorunda oluyorsanız işten ayrılışınız hayatınızdaki en makul kararlardan biri olacaktır. Patronu, müdür yardımcısı, temizlikçisi veya herhangi bir çalışanı, artık sizin gözünüzde yabancılaşan birer nesne haline gelirler. Ve bazen sevilmeyen iş yerinden ayrılma kararı aldığınızda en azından geri dönüp ziyaret edilesi insanlar bırakmamış olmanız da sizi iyi derecede mutlu eden şeylerdir.

Yaşanmışlık hiç şüphesiz, bir mekanı veya yöreyi anlamlı kılan bir olgudur. Fakat, sevilmeyen bir iş yerinden ayrılmak yaşanmışlığın da ötesine aşarak sizi bu bağlılıktan bir an önce uzaklaştırır.

Velhasıl, eğer sevmediğiniz bir iş yerinden ayrılmak insanı hem manen hem de madden olumlu etkileyecektir. Devrimizde iş bulmanın zor olduğunu kabul etsek bile insan önce mutlu olduğu, iyi hissettiği yerde çalışmalı.