Neden Hikaye Dinlemeyi Severiz?

Hikaye yazmaktan ziyade hikayeyi ve hikaye edileni dinlemeyi diğer milletlerden çok daha fazla seven bir milletiz. Hikaye bizde o kadar tesirli hale gelmiştir ki, kurumlar veya markalar; kişiler veya siyasiler dahi ürünlerinde, hizmetlerinde ya da vaatlerinde hep bir hikaye unsurunu kullanmaya ve bunu bilinçli olarak ilerletmeye ve dahi geliştirmeye başlamıştır. Yalnızca ülkemizde mi? Elbette ülkemizdeki kadar olmasa da başla ülkelerin insanları da hikaye dinlemeyi, hikaye edileni dinlemeyi oldukça seviyorlar. Ve başka ülkelerin siyasileri, markaları veya kurumları da hikayeleştirme yöntemine başvuruyorlar.

Neden?

Kitlelere salt ve kuru bilgiler vermektense o bilgileri belirli bir dayanak noktası bularak hikayeleştirmek, hem akılda kalıcılığı hem de etkiyi artırıyor. Kitlelerin bu eğiliminin farkında olan kurum, marka ve siyasiler ise hikayenin önemini oldukça iyi kavramış durumdalar.

Örnek

Mesela Yunan’ların en büyük iki tarihçisini ele alalım. Herodot ve Tukidides. Bu iki kişi de dönemin Yunan tarihini ustaca yazmışlar. Fakat Herodot heroist yani kahramancı bakış açısıyla, hikayeleştirerek tarih yazıcılığı yapmışken Tukidides realist bir bakış açısıyla, gözlemelerine dayanarak eserlerini yazmıştır. Şimdi hem ülkemizi hem de tüm dünyayı düşündüğümüzde Herodot mu daha çok bilinir yoksa Tukidides mi? Üstelik Tukidides’in anlattıkları Herodot’a göre çok daha gerçekçiydi.

Aynı zamanda şöyle bir gerçek de var: İnsanlar hikaye dinlemeyi severler. Hikaye edilmiş olanı dinlemeye diğer bilgi ve gerçekliklerden daha çok eğilirler. Örneğin popüler tarihin bu kadar çok okunmasının sebebi içeriğin oldukça hikayeleştirilmiş olmasıdır.

Hikaye yazmanın diğer bir önemli nedeni ise kurgusal olmasından dolayı nesilden nesile aktarımı kolay olmasıdır. Kuşaklar sizin üretmiş olduğunuz hikayeleri paylaşmayı ve kendisinden sonra gelecek olan nesle aktarmayı severler. Örneğin destanlarda da bu vardır. Destanlar bir ulusun kahramanlıklarını ve kökenini öven methiyelerle doludur ve bu methiyeler çoğu zaman şiirsel anlatımlı ve hikayeleştirilmiş içeriklerdir. Bu sayede, değişmiş olsa dahi yüzyıllar boyunca unutulmamışlardır.