Soğuk Savaş Nedir? Soğuk Savaşın Yükselişi ve Çöküşü

İsim babası Walter Lippman’dır. Lippman 1944 yılında ilk kez “Soğuk Savaş” kelimesini söylemiştir. Ülkeler veya rakip ittifaklar arasında topyekun savaşa varmadan devam eden uzun süreli bir aşırı gerilim halini ifade eder. Terim, en yaygın şekliyle, kapitalist batı bloğuyla komünist doğu bloğu, yani ABD ve SSCB arasındaki siyasal, ekonomik, kültürel ve askeri rekabet dönemiyle ilişkilendirilir.

1945 Postdam Konferansı’na ve hatta 1918-1921 Rus Sivil Savaşı esnasında Bolşeviklere karşı batılıların müdahalesine göre geri götürülse de,1947 Truman Doktrini ile başladığı genel görüştür. Savaş, hasımların “doğrudan” çatışmaya girmemesi anlamında “soğuk” olmakla beraber, gizli operasyonlar ve arkalarında süper güçlerin yer aldığı diğer küçük devletlerin savaşları dönemin özelliklerindendir. Ronald Reagan dönemi Amerikan askeri yığınıyla ilişkilendirilen yenilenmiş süper güç gerilimi İkinci Soğuk Savaş (1981-1990) olarak bilinir.

Soğuk Savaş’ın başlama nedenleri ideolojik algılamalar ve çekişmelerle yakından ilişkilidir. Geleneksel ya da “Ortodoks” görüş, Soğuk Savaş’ın başlamasının suçlusu olarak SSCB politikalarını gösterir. Bu açıklama, SSCB’nin Doğu Avrupa üzerindeki boğucu hakimiyetini, Marksist-Leninist dünya çapında sınıf mücadelesi doktriniyle ivme kazanmış olan ezeli Rus emperyal arzularının bir ifadesi olarak görür. Bu bakış açısında, Soğuk Savaş’a neden olan sorun komünist yayılmacılık olarak ortaya konulmaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Kitleleri Harekete Geçirmek İçin Onların Ekmeğiyle Oynayın

“Revizyonist” bakış açısına göre ise, Sovyet siyası saldırgan değil savunmacı bir yapıdadır. Buna göre, SSCB kendisi ile düşman olan batı ile arasında bir tampon bölge oluşturma arzusuyla ve sürekli olarak zayıflamış bir Almanya görme isteği ile hareket etmektedir. Bu yaklaşım aynı zamanda ABD’nin yayılmacı politikalarına da dikkat çekmiştir. Bu görüşe göre, Amerikan siyasının amacı, dünya pazarlarını Amerikan kapitalizmine açık tutacak bir Pax Americana kurmaktır.

Hem Ortodoks, hem de Revizyonist açıklamalar son derece zayıf yapıdadır ve genel siyasal bakış açısına bağlı olarak ortaya konulmuştur. Bu nedenden dolayı, Soğuk Savaş’ın nedenlerini ortaya koymaya çalışan “Pos-Revizyonist” açıklamalar da ortaya konmuştur. Soğuk Savaş’ın, İngiltere’nin tükenmesi, hem Almanya hem de Japonya’nın II. Dünya Savaşı’nda yenilmesi ile ortaya çıkan güç boşluğunun bir sonucu olduğu görüşü savunulmuştur. Soğuk Savaş’ın ilk etabı Avrupa’da gerçekleşmiştir: Sovyet Kızıl Ordusu’nun Doğu’dan, ABD, İngiltere ve Müttefiklerinin Batı’dan bastırması sonucu Almanya’nın yenilmesi ile ortaya çıkan Avrupa’nın bölünmüşlüğü kısa zamanda kalıcı olmuştur.

İlginizi Çekebilir:  Genişletilmiş (Büyük) Ortadoğu Projesi ve Arap Baharı

Soğuk Savaş süreci;

–Bölünmüş Avrupa, Doğu Avrupa bloğunun SSCB tarafından kontrol edilmesi, “Demir Perde” Dönemi,
–1949 yılında Doğu ve Batı olmak üzere iki Almanya’nın yaratılması,
–NATO ve karşı güç olarak 1955’te kurulan Varşova Paktı,
–1949 Çin Devrimi’nden sonra 1950-1953 Kore Savaşı Soğuk Savaş’ı Asya’ya taşınması
ile süreçleri sonunda küresel hale gelmiştir.

Soğuk Savaş’ın iki kutuplu düzeni 1960’larda üst noktaya gelmiş, Küba Füze Krizi (1962) çerçevesinde ortaya çıkan Nükleer Savaş tehdidi ortaya çıkmış, SSCB ve Çin arasında yaşanan fikir ayrılıkları sonucu Komünist dünyanın parçalanmasına neden olmuştur.

Japonya ve Almanya’nın “Ekonomik Süper Güç” olarak yeniden ortaya çıkmaları bu dönemde ortaya çıkmış, ve yine bu dönemde 1967 SALT I ve 1979 SALT II (Strategic Arms Limitations Talks)
Nedenleri ile 1969-1979 yılları arasında “Détente” sürecine girmiştir.

İlginizi Çekebilir:  Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev

Soğuk Savaş, başlangıcından bitişine kadar ideolojik çekişmeye saplanmıştır. Muhacir Özellikle, Détente sonrasında Ronald Reagon’ın uyguladığı Stratejik Savunma İnisiyatifi (Strategic Defence Initiative, SDI) çerçevesinde silahlanma yarışı en üst seviyeye çıkmış ve “İkinci Soğuk Savaş” dönemi başlamıştır. SSCB’nin zayıflama süreci:

–Silahlanma yarışı içerisindeki maddi ve manevi süreç,
–Merkezi planlama sisteminin etkisizliği,
–Gittikçe artan batı tipi tüketim mallarının ve batı tipi siyasal özgürlük taleplerinin SSCB tarafında karşılık bulmaması
–Glastnost ve Perestroika’nın (1985-1990), Michael Gorbachev) geç uygulanması


Yar. Doç. Dr. Ahmet İlkay Ceyhan

Zorunlu Not: Bu içerik, Yrd. Doç. Dr. Ahmet İlkay Ceyhan’ın Bahçeşehir Üniversitesi’nde verdiği GEP0603 Current Political Issues ders notlarından derlenmiştir. Söz konusu içerik, ders hocasının sözlü onayı ile yayımlanmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

e sigara