Sokakta Kol Gezen Tekne ve Ponponlar Üzerine

Bugün araba ile bir yerden dönerken tanık olduğum bazı şeylerden bahsedeceğim. Böyle söylemek sanki cinayete tanık olmuşum gibi bir
etki bıraktıysa kusura bakmayın. Çünkü durum bundan çok uzak. Öncelikle havadan bahsedeyim. Hafif kar atıştırıyordu o sıralar. Hava buna dayanamamış biraz olsun yumuşamıştı. Zaten kim olsa yumuşardı bu muazzam olay karşısında. Ve yanımızdan geçen bir arabanın camından elini uzatıyordu küçük bir kız. Mütebessim çehresinden kar tanelerine dokunmanın ona verdiği mutluluk okunuyordu. Bunu yapabildiğine göre ailesi tarafından “camı kapa, yüz felci olursun kızım” veya “kızım elini dolmuş kapıverir valla, elini içeri sok” gibi uyarılar almamıştı. Daha önce bu hareketleri yapan çocukların başına gelen ibretlik hikayeler de anlatılmamıştı çocuğa. Belki de bu sözleri defalarca kez duymasına rağmen cesurca davranarak bu muhteşem doğa olayına aktif şahitlik ediyordu. Şayet ikinci ihtimal doğruysa, ilgili görseli buraya bırakmalıyım:

Bahsetmek istediğim asıl mesele ise bir dükkanın (üstelik balıkçı da değil) önünde gördüğüm küçük tekne… Belki bu çok şaşılacak bir durum olmayabilir. Fakat Ankara için alışık olduğumuz bir manzara da değil. Karşımdaki bu manzarayı bir süre hayret makamından izledikten sonra hemen mantıklı(!) nedenler üretmeye giriştim tabi ki. Konu üzerine çeşitli mülâhazalar geliştirdim. Büyük ihtimalle tatilde(denizi olan bir şehirde) ufak çaplı balık tutma veya aile gezintisi için kullanılan bir tekneydi bu. Osmanlı hayranı bir vatandaşımızın tekneyi karadan yürüterek, Fatih Sultan Mehmet’i örnek alması da ihtimaller arasında olabilir. Veya belki Göksu Parkı’nda biniyordur adam teknesine bilemeyiz… Yurdum insanının güldüren, güldürürken düşündüren hareketleri bugün de gündemdeydi.

(Üzülerek söylemeliyim ki telefonum yanımda olmadığı için teknenin görüntüsünü alamadım.)

Son olarak da sokakta gördüğüm ponponlu şapkalardan bahsedeceğim. Bu şapkalarla ilgili gözlemim şu ki; eğer şapkanın başın üstünde biriken kısmının uzunluğu iyi ayarlanamazsa (yani olması gerektiğinden kısa olursa) komik bir görüntüsü oluyor. Bu durumda ponpon, kocaman bile olsa yeterli şartlar oluşmadığı için yer çekimine teslimiyet gösteremiyor. Kendini yer çekimine bırakamayan bahtsız ponponlar semada yerini alıyor. Ve bu üzüntünün gizlediği sinirle, asi ponponlar her geçen gün birinin daha görüş alanını kaplıyor. Şapkanın sahibi/sahibesi olan insanları elimizle kapattığımızda resmen sokakta kol gezen serseri ponponlara şahit oluyoruz. Bu işten görüş alanı kapanan vatandaşlar mağdur olduğu gibi hakkıyla ponponunu sarkıtamayan şapkalar da şikayetçi… Tekstil firmalarının ve çocuğuna şapka örmeyi seven tasarım dehası annelerimizin bundan ders çıkarmasını umuyorum. Bizlere düşen ise şapkamızı doğru seçmek ve çevremizde bu şapkalardan kullanan varsa onları yönlendirmek elbette…

illegalHafiz

bir takım tanıklıklar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: