Tek Kutuplu Sistem

Süper güçlerden biri olan Sovyetler Birliği’nin 1991 yılında dağılmasından sonra ayakta kalan diğer süper güç ABD’nin eşsiz konumu nedeniyle yeni sistem tek kutuplu olarak nitelendirilmiştir. Ekonomik, askeri ve diğer nicel ve nitel unsurlar itibariyle ABD’nin sahip olduğukonumun tek kutuplu olarak nitelendirilmesinin temel sebebi, çeşitli güç unsurlarında diğer devletlerin birleşmeleri halinde bile ABD’yi dengeleme ihtimallerinin bulunmamasıdır. Hatta bu konumu nedeniyle ABD’nin uluslararası sistemde imparatorluk kurma noktasına geldiği bile iddia edilmiştir. İki kutuplu dünyada ideolojik eksenlerden biri göçmüş, böylece diğer ideolojik tercih, tarihsel süreçte zaferini ilan etmiştir.

Sistemin istikrarı açısından tek kutupluluğun istikrarsız bir dönem olduğu ileri sürülmüştür. Bunun başlıca iki nedeni vardır. Birincisi, diğer ülkelerin ABD’nin liderliğini kabul etme gerekçelerinin bir kısmı ortadan kalkmış, devletlerin veya devlet dışı aktörlerin beklentileri çeşitlenmiş ve sisteme katılım yönündeki istekleri kamçılanmıştır. İkincisi ise sistemin lider ülkesi ABD’nin dünyayı yönetme isteğinin azalmasıdır. Sonuçta ABD’nin dünya üzerinde tam bir egemenliği bulunmamaktadır ve kendi hayati çıkarları söz konusu olmadığı sürece her yere müdail olma eğiliminde değildir.

Bu noktada 11 Eylül 2001 Saldırıları, ABD’nin isteksizliğini kısmen gidermiş ancak bu sefer de lider ülkenin öteki devletlerle birlikte hareket etmek yerine tek yanlı (unilateral) politikalar ortaya koyması tam aksi yönde tesir yaratarak liderlik pozisyonunun kötüye kullanıldığı yolundaki şüpheler yaygınlaşmıştır. (2003 Irak’ın işgali gibi)

Tek kutuplu uluslararası sistem henüz çok yenidir ve hangi yönlerde değişime uğrayabileceği konusundaki belirsizlikler sürmektedir. Önümüzde birkaç on yıl içinde beklenen en önemli değişiklik kuşkusuz Çin’in Pasifik’te yükselen gücünün küresel hale gelmesi ve ABD’ye rakip olması, onu dengeleme ihtimalidir. Bu durumda uluslararası sistem yeniden iki kutuplu bir şekle kavuşabilir. Diğer yandan ABD’nin gücünün aşınma trendinin devam etmesi ve Çin’le birlikte Hindistan ve Brezilya gibi yeni güçlerin ortaya çıkması, aynı zamanda Japonya, Almanya, İngiltere, Fransa ve Rusya gibi eski büyük güçlerin uluslararası politikaya yeniden güçlü bir şekilde katılmaları halinde uluslararası sistemin çok kutuplu sisteme dönüşmesi ihmali de mevcuttur.

 


Davut Ateş, Selçuk Üniversitesi-Uluslararası İlişkilere Giriş,Küre Yayınları s. 426