Tek Tabanca Amerika: Eisenhower Doktrini

Sovyetler Birliği 1956 Süveyş Krizi’nde İngiltere ve Fransa’ya hem Londra’ya hem Paris’e atom bombası atma tehdidinde bulunmuştu. Bu ultimatom İngiltere ve Fransa’yı geri atamaya zorlamıştır. Sovyetler’in bu başarısı kendilerine Ortadoğu’da muazzam bir prestij kazandırmıştır.
Sovyetler’in Ortadoğu’da kazandığı bu prestij bölgede Amerika denetimi altında olmayan bir otorite boşluğu anlamına geliyordu. İngiltere ve Fransa bu boşluğu dolduracak düzeyde devletler değildi çünkü Sovyetler’e karşı ezilmişler ve onlarla bir daha yüz göz olmak istemiyorlardı. Tüm bu sebeplerden dolayı ABD bölgedeki otorite boşluğunu doldurmak için Eisenhower Doktrini’ni yayınladı.

 

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Eisenhower yapmış olduğu bir kongrede doktrinin amacını ve yöntemini açıklamıştır. Doktrine göre Ortadoğu ülkelerinden herhangi biri Batı bloğu mensubu olmasa dahi, kendilerini Sovyet, komünist tehlikesi altında görürlerse ABD’den silah asker ve mühimmat gibi her tür lojistik destekten faydalanabileceklerdi.

  ABD Başkanı Dwight Eisenhower 8 sene başkanlık görevinde bulunmuştur.

Doktrin yayımlandığında Mısır Cumhurbaşkanı Nasır adeta kariyerinin zirvesindeydi ve Arap dünyasının önderi durumundaydı. Savunduğu görüşler ise birleşik bir Arap Devleti’nin kurulmasına yönelikti. Yani doktrin yayınlandığında Arap dünyasında tam bir birleşme havası hakimdi. Bu yüzden doktrin Arap dünyasında iyi niyetli olarak karşılanmadı. ABD’nin bunu kendi iç işlerine karışma fırsatı olarak değerlendiren Arap dünyası aynı zamanda bu doktrinin emperyalist ve siyonist düşüncenin bir ürünü olduğunu da kendilerince, doğru bir şekilde yorumladılar. Bu karşıt düşüncenin öncülüğünü ise Sovyetler başta olmak üzere Suriye ve Mısır üstleniyordu.

Sovyet-ABD çekilmesinden usanan İsrail üzerinde dahi doktrin olumlu karşılanmamıştır. Türkiye, Pakistan, Irak, Afganistan, Fas ve Tunus bu doktrine karşı destekte bulunmuş, sonuna kadar desteklemişlerdir. Ne kadar da olumlu karşılamasalar da İsrail ve Suudi Arabistan’da da doktrin destek görmüştür.
Özellikle II. Cihan Harbi sonrasında ABD’nin daha bireysel olarak dünya sahnesinde etkin rol oynamak istemesinin en bariz örneği olan Eisenhower Doktrini kısaca beklenildiği etkiyi yapmamış, ihtilaf oluşturmak şöyle dursun doktrinin yayınlandığı yıl iki Arap Devleti Mısır ve Suriye birleşerek ‘Birleşik Arap Cumhuriyeti’ni kurdu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir