Teşekkür Etmek: Anlamı, Kökeni, Değeri ve Değersizleşmesi

Teşekkür, dilimize Arapçadan geçmiş, en güzel kelimelerden biridir. Kelimenin kökeni Arapça Şın, Kef ve Ra harfleridir. Kelimenin Arapça lügatındaki ilk hali şekera‘dır. Bu kökten türeyen kelimeler ise şöyledir.

Şükür:

İçinde bulunulan andan, veya yapılan bir iyilikten dolayı duyulan minnet ve hoşnutluğun ifadesidir.

Şakir:

Şükretme işini yapan, şükreden anlamlarına gelen Arapça fail yani özne.

Teşekkür:

Hoşnutluğun ifade ediliş biçimine verilen isimdir. Yazıyla ya da doğrudan (mimik, söz veya işaret) teşekkür etme eylemi gerçekleşebilir.

Müteşekkir:

Yapılan bir iyiliğe karşı, bir kişinin kendini yapılan o iyiliğe borçlu hissetmesi, olması demektir.
Aşağı yukarı tüm formalarını incelemiş olduğumuz teşekkür etme, dilimize geçmiş en nadide kelimelerden biri olmasına rağmen, gerek davranış olarak gerekse sözlü anlamda karşılığının olmadığı bir nezaket olmuştur. İnsanlarımız artık teşekkür etmekten aciz durumdalar. Mimikle, ufak bir kafa sallamayla ya da gözlerle anlatılabilecek teşekkür, tenezzül edilmeyen, tenezzül edilince ayıplanan bir davranış olarak yer edinmiş.

Bir nevi saygısızlık olarak niteleyebileceğimiz bu olayın ülkemiz genelinde yaygınlaşması ise oldukça üzücü bir durum. En küçük iyilik de olsa yapılan, en azından ufak bir teşekkürü hak ediyordur zannımca.