Bilginin Doğruluk Ölçütleri ve Bilginin İmkanı Problemi

Deneyimlenen ve yaşanılan olayların gerçekliği ve doğruluğu, felsefede en temel sorunsalların başında gelir. Bilginin, hangi açılardan doğruluğunu ölçebiliriz? Felsefe, bu soruyu ‘’Bilginin Doğruluk Ölçütleri’’ adı altında toplar ve bu alt başlıkları doğruluğun çerçevesi altında değerlendirir. Bilginin doğru olması genel olarak 5 kriter etrafında şekillenir. Bunlar;

Uygunluk;

Doğruluk, düşünce ile nesne arasındaki tam uygunluktur. Bir görüş, nesneye uyuyorsa doğru; uymuyorsa yanlıştır.

Tutarlılık;

Bir önermenin doğruluğu, sistemde daha önce kabul edilmiş doğru önermelerle çelişmemesine dayanmaktadır.

Temel Uzlaşım;

Bu ölçüte göre, herkesin veya çoğunluğun kabul ettiği bilgiler doğrudur.

Apaçıklık;

Bir bilginin hem açık hem seçik hem de kuşku duyulmayan bir açıklıkta olması durumudur. Böyle bilgiler ancak sezgisel kavrama ve çıkarsamayla elde edilir.

Yarar;

Bir bilgi uygulanabilir, yararlı, tatmin edici sonuçlar veriyorsa doğrudur. Bu ölçütü kabul edene ‘’pragmatist’’ denir. Bir bilgi yararlı olduğu sürece değerlidir.

 

Bilgi Felsefesinin Temel Problemleri

Bilgi felsefesinin temel problemi bilginin mümkün olup olmamasıdır. Üç alanda toplanır. Bunlar;

  • Bilginin kaynağı,
  • Bilginin ölçütleri,
  • Bilginin değeridir.

 

Bilginin İmkanı Problemi

Bilgi mümkün müdür? Bu soruya iki karşıt cevap verilmektedir;

  • İlki bilginin mümkün olmadığını öne süren sofistler ve septisizm. (kuşkuculuk)
  • Diğeri ise bilginin mümkün olduğunu savunan dogmatizmdir. (insan zihninin varlık hakkında doğru ve peşin bilgi edinebileceğimizi öne süren felsefi görüş)

Bilginin mümkün olmadığı görüşüne septisizm (kuşkuculuk) denir. Sofistler, genel-geçer bilgiden ilk kez şüphe edenlerdir. (Sofistler para karşılığı ders veren öğretmenlerdir) Sofistler, hiçbir şeyin aslında ‘’olmadığını’’ her şeyin yokluktan olduğunu savunurlar. Asıl sistemli kuşkuculuk Piron ile başlar. Ona göre hiçbir şey ne doğrudur; ne de tam olarak yanlıştır. Piron’un öğrencisi Timon, duyulara ve akla güvenmez. Timon, mutluluğa ulaşmak ister. Descartes bilgiye ulaşmak için kuşkuyu bir amaç değil, araç olarak (yöntem olarak) görür.

Felsefede bilginin mümkün olduğunu savunanlar ‘’dogmatik’’ olarak adlandırılırlar.