Tüm Apartman Çocuklarına

Bazıları çocuklarını çok sever, “aman sakın toprağa bulaştırma ellerini” üff diyerek çocuğunun ellerindeki toprağı temizler, kirlidir toprak! Sanki kendi toprakla büyümemiş gibi. 10 dakika dışarı çıkarsa , 10 saat temizler gelince. Hasta olmasın diye kat kat giydirir çocuğunu…

Ama Anadolu bozkırında büyüyen çocukların anneleri, o anneler kadar düşünceli değildirler! Çünkü onlar, yarınki havayı düşünürler, yarınki hasılatı, acaba der yarına kadar geçer mi yorgunluğum, inek yarın iyi süt verir mi? Sonra hiç düşünceli annelerin ellerine benzemeyen o onlarca çizik dolu olan ellerine bakar…

Belki de fırsat bulamaz çocuklarına bakmaya, ama o çocuklar memnundur hallerinden, uçsuz bucaksız tarlalarda kollarını açarak gökyüzüne doğru, koşarken unutur herşeyi…

Evet köyde yaşayan çocuklar asla apartman çocukları ile bir olamazlar.

Çünkü biliyordum, bundan yaklaşık 15 sene evveline kadar. Biz aşağı mahalleden ellerimizde rengarenk güllerle dönerdik, “anne bunlardan bize dondurma yap” sonra alırdık bir kase taze yoğurdu katardık içine iki kaşık şeker,  oldu sana “sarı güllü dondurma.”

Evimizin önündeki kocaman dama çıkar, ellerimizi açıp gökyüzündeki uçaklara bakarak.  Ankara’daki babama hitaben; “Teyyare babama selam söyle! Teyyare babama selam söyle!” diye bağırışmalarımızı hatırlıyorum.

Baharda dağdan çiğdem çiçekleri toplardık,

Ah! Ne güzeldi tadı…

Birde kavunları kemirirken dibindeki  tadı unutmuyorum.

Şair diyor ya; Apartman odalarında  büyüyen çocukların bilmediği, bilemeyeceği!

İşte tam da bu şiirin bu mısrasını yaşıyorduk.

Toprakla büyüdük biz, ellerimize sayısız diken battı, bize göre yüksek olan damdan nasıl kahkahalarla atlarken ayağımı kırmıştım mesela, ama yaşıyorum tüm güzel hatırlarımla.

Bugünkü  şehirleşmeye rağmen, bu güzel hatıraları yaşatan çocukların şuanda da var olduğu bilmek ayrı bir mutluluk bana göre, kimine göre şanssız bir çocuk olsalarda… Onlar sabahtan akşama kadar sadece yemek yemek için eve giren çocuklar , bisikletini derenin içinde sürmenin keyfini yaşar.

Çekimi bana ait, geçen yazdan kalma bir mutluluk.

 

Peki siz apartman çocukları! Yaşadınız mı böyle bir mutluluk?

 

Yaşatabilmeniz, yaşayabilmeniz umudu ile…