Türkiye’de Noter Müesseseleri Neden Bu Kadar Önemli?

Ülkemizde güven sorunu, anlaşmazlıkların ve uyuşmazlıkların en büyük nedenleri arasında gösterilebilir. Karşılıklı güven eksikliği, ilişkilerin zayıflamasına ve toplumsal anlamda gereksiz ya da haklı kuşkuların artmasına sebep olur. Bu konuda noter müesseselerinin ülkemizde çok yaygın olması örnek olarak gösterilebilir. Noterler, hukuki şartlar altında alım, satım ve taahhüt gibi konularda teminat veren kurumlardır ve bu kurumlar ülkemizde aşırı derecede fazla.

Yeminli veya yeminsiz olabilen noterler, bir ilçede beş, altı hatta on tane dahi noter olabiliyor. Aslında acı bir gerçek olan bu kurumların sayıca fazlalığı, toplumumuzda bir şeylerin eksik gittiğini, bazı duyguların da zayıfladığını gösterir. Kendi ülkemizin vatandaşlarını en iyi şekilde anlayan tek millet yine bizleriz ve bizler kendimizi güvenli ya da zararsız olarak görürüz çoğu zaman. Halbuki Avrupa’da ya da Amerika’da bu kurumların sayısı ülkemize göre oldukça azdır. Kesinlikle karşılıklı güven Avrupa’da ya da Amerika’da daha fazladır diyemeyiz ama insanların sözlerini hukuki çerçevede tasdik ettirmelerinin, alım-satım işlerini illa noter huzurunda yapmanın aslında çok da açıklanabilir bir yanı yok.,

Osmanlı’nın son yüzyıllarında başlayan noter kurumu ülkemizde artık vazgeçilmez ve en önemli müesseselerden biri haline gelmiştir. ‘Sözünün eri’ kimliğinde olan insanların sayısının da oldukça azaldığı görülen toplumumuzda artık ‘insanoğlu çiğ süt emmiş, yapar’ gibi sözler söylenmeye ve daha çok geçerli olmaya başlamıştır.

Sözlerin zaman içerisinde başka anlamlara çevrilmesi ya da yerini başka deyim ve atasözlerinin alması bu örnek üzerinde oldukça vahimdir. Noter müesseseleri olmamalı değil, neden bu kadar çoğaldı? Sorusunun cevabını bulmak gerekir. Bir ara noterlerin kapatılacağı gündeme gelmiş ama milletimizin böyle bir kurumun yokluğuna alışkın olmadıkları için öneri reddedilmiş ve askıya alınmıştır.