Yap İşlet Devlet

Yap işlet devlet; evet yap işlet devret değil: YAP İŞLET DEVLET. Neden yap işlet devret değil de yap işlet devlet? Zira günümüzün en önemli yozlaşma ve bozulma örnekleri devlette olunca milletin bozulmasına tuhaf bir gözle bakmamak gerekir. Devlette bozulma var.

Hemen İhalelere göz atalım. İlk olarak mafya olmanız silahlı adamlarımızın olması gerekir ve tabi zengin. İkincisi ise devlette adamımızın olması gerekir ve tabi zengin. Türkiye’de hiçbir iş adamının mafya olmadığını ve namusuyla iş yaptığını düşünürsek ikinci seçenek devreye giriyor: Yani devlette bir adamını bulacaksın.

Sonraki aşama, en kolay olanı. Ufukta bir ihale gözüküyor ve bu ihalenin maliyeti hakikaten iyi bir meblağa denk geliyor. Yani sizin bu ihaleye girmeniz gerekir. Devlet kurumlarında kümelenen adamlarınız sayesinde ihaleye fesat karıştırma, birkaç alengirli işlerle ihale size kalıyor.

Yani yapıyorsunuz işletiyorsunuz ama devretme işi devlete yani yine size kalıyor. Bu böyle her işte devam ediyor: Köprüler, otobanlar, yollar, mega projeler vs. Öte yandan şöyle bazı durumlar da ortaya çıkıyor. Devlet bir proje sunuyor ve bu projeye ihalenin genel sistemi olarak en az parayı veren şirketin seçilmesi gerekirken şans eseri devlete hatırı sayılır bir parayla ihaleyi alan bir şirket peyda oluyor. Nereden çıktı bu şirket? Elbette ki içerlerde bazı insanların kendisine de pay verilmesi koşuluyla ihaleye fesat karıştırmasından peyda oluyorlar. Devlet de tabi şirkete projeyi teslim ediyor. Hani bu parayla bu proje alınabilir mi? Elbette ki hayır.

Öte yandan bu yap işlet devret modeliyle projeyi yapan şirketler devirde ise projenin fiili olarak sona ermesinden hemen önce, milatları dolmadan yapmaktadırlar.

Ki bazen devletin ihalelerde usulsüzlük yaparak yandaşlarına verdiği projeyi, yandaşlarının yapacak gücü olmaması durumunda hazineden para vererek ihaleyi zor da olsa yaptırarak çirkin bir iltimasa yol açarlar.

Ve devlet bu projeyi üstlenenlere her türlü garantiyi vermektedir. Yani 3. Köprü’nün ihalesini üstlenen şirkete devletimiz şu an çok küçük (!) oranlarda para vermektedir. Zira beklenen garanti ve geçiş olmadı. Üstelik hizmet dediğimiz şeyin aslında pek de hizmet olmadığı apaçık ortada.

Üstelik işin devret kısmı yukarıda da belirttiğim gibi tamamen hayal. Özelleştirmenin en çirkin örneğini gördüğümüz bu yöntemin Özal zamanında ülkeye gelmiş olduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: