Zincirlikuyu Metrobüs Durağı

En basic levelden başlamak istiyorum. Zincirlikuyu metrobüs Durağı, metrobüsün üç ana noktasından birisidir. Söğütlüçeşme, Beylikdüzü veee Zincirlikuyu. Zincirlikuyu, meşhur mezarlığın hemen altında, semt olarak Gayrettepede bulunan bir menfur yer. Burada otobüsler start alır ve Söğütlüçeşme veya Beylikdüzü’ne doğru koşarlar. Metrobüs denilen icadın ne kadar yararlı bir icat olduğunu söylemeye gerek yok yalnız şu kalabalığı olmasa.

Burası insanlığın bittiği bir yer, saygının öldüğü, önceliğin ne demek olduğunun bilinmediği bir yer. İnsanlar burada tamamen kendi derinde düşmüş durumda. Birbirini ezen, diğeriyle kavga eden, uyuyormuş gibi yapıp yanında ayakta dikilen yaşlı veya çocuklu annelere yer vermeyen insanların başladığı yerdir burası.

Burada otobüsler gündüz vakitlerinden neredeyse her dakikada kalkarlar. Her otobüs geldiğinde kapılarının kaldırımın hangi noktasında açılacağı belirtilmemiş olmasına rağmen bilinir. Kapının açılacağı yerler aslında İstanbul’a ve metrobüs kavramına uzaksanız, görmeden veya duymadan ölmeniz gereken yerlerdir. Saygı, dediğim gibi kapı önünde bekleyen insanların ayakları altındadır.

Herkes bir an önce evine gitmek ve çok büyük ihtimalle yorgun düştüğü işinden dolayı oturarak gitmek istediği için halkı olarak lanse edilebilirler. Yalnız durumunuz ve psikolojiniz ne olursa olsun saygı ve en önemlisi öncelik, hak, sırf oturarak gitme lüksü için ezdiğiniz değerler olmamalı.

Metrobüsü iyi yapan bir sürü neden varken kötü eden tek bir neden var: İnsanlar. Ve güzel olan bir şeyi yine kendi ellerimizle pisletmek sanırım genlerimizde olan bir özellik. Nasıl ki dünyayı da aynı akıbete uğratmışsak öyle işte. Açıklaması ve geçerli bir izahı yok bunun. Alternatifi de yok.