İnşaat Ya Resulullah

Bugün gündemde olan ormanların özelleştirilmesi ve özel firmalara ihale ile devredilmesinin ardından betona tapan zihniyetin bir diğer tezahürünü daha hatırlamış oluyoruz: İnşaat ya Resulullah. 

Yeşil alan bırakmayacak kadar ileri giden, halkın temiz nefes almasına izin dahi vermeyi kendilerine “hakaret” olarak sayan kitle, inşaatta bir o kadar maharetli. 

Ve bu maharetlerini canlarına kıydıkları onca işçiye rağmen pişkince “hızlıyız” diye verebiliyorlar.

Şehirlerin silüetlerini değiştiren ve ucube binalarla estetik namına hiçbir şey bırakmayan bu zihniyet;  betona tapan, ranta dayalı, ihaleye fesat karıştıran ve dahi pek çok usulsüzlüğe karışmayı kendisine adet edinmiş bir zihniyettir. 

Peygamber efendimizi rüyasında gören ve şefaat yerine sürçü lisan ederek “seyahat” diyen Evliya Çelebi’nin meşhur menkıbesi olan “seyahat ya Resulullah” cümlesi, bugünkü zihniyet tarafından “inşaat ya Resulullah” olarak yeniden dizayn edilmiştir. 

Şehirlere TOKİ adı verilen ucube binaları inşa ederek tüm estetiği yok eden ve ortadan kaldıran söz konusu zihniyetin mahsüllerini, halk şimdi olmasa bile ilerleyen yıllarda çokça çekecek. 

“Medeniyet olarak yolu önemsiyorum” sözleri Sırbistan ziyaretinde Erdoğan tarafından söylenmiş bir sözdür. Sözün üzerine ise asıl ilginç olan nokta “duble yollara önem verilmesi gerektiği” konusunun vurgulanması oldu. 

Bursa’nın tam göbeğine inşa edilen ve şehrin tüm doğal güzelliğini yerle bir eden TOKİ’nin icraatleri sadece bununla sınırlı değil. TOKİ başta olmak üzere pek çok inşaat firması, ülkeye arkalarında olan büyük güçle büyük bir ihanet peşine düşmüşlerdir. 

Öğrenciler kredi borçlarının silinmesini talep ederken “alırken borç olduğunu bilmiyor muydunuz” diyen zihniyet, “milletin a.ına koyacağız” diyen Cengiz İnşaat’ın tüm vergi borçlarını sıfırlamıştı. 

Örnekler saymakla, yapılanlar gösterilmekle bitmiyor. Bu ülkeye en büyük ihanetlerden birini, para uğruna, rant ve çıkar uğruna memleketin tüm doğal güzelliklerini yok etmeye yeminli inşaat firmaları yapmıştır. Onların arkalarında duran ve desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen bürokrasi kartelleri ise ihanette büyük bir paya sahiptir. 

Evrensel kültüre hiçbir katkısı olmayan ve tarihlerinde Türklerle olan ilişkilerinde sürekli çıkarcı davranmaları ile ayrı bir yer edinen Arapların başta Trabzon olmak üzere Türkiye’nin muhtelif yerlerini işgal etmelerine ve en az TOKİ kadar ucube yapılarını inşa etmelerine olanak sağlayanlar da bu “inşaat ya Resulullah” kafasında olanlar değil midir?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir