1402- Ankara Savaşı

Müslüman hükümdarlar sadece batıya ya da gayrimüslimler ile savaşa girmemiş bunun yanında Müslüman devlet ve hükümdarlarla çok sayıda cenge girmişlerdi. Bunun en başında şüphesiz Timur ile Yıldırım Beyazıt çekişmesi gelmektedir. Ankara’ya kadar ilerleyen Timur ve Beyazıt ordusu Çubuk ovasında karşılaşmış ve Yıldırım beyazıt’ın büyük yenilgisi ile sonuçlanmıştı. Aslında bu iki hükümdar kendileriyle  yerine dışarıya açılmış olsalardı sonuçları ne olurdu bilinmez fakat iki hükümdarın da cihan hakimiyeti ideolojisi ile hareket etmesi belki de daha ileri gidecek adımları geri çekmiştir diyebiliriz.

 Fakat Osmanlı Devleti 1400’lü yıllarda ne kadar da Anadolu’da hüküm sürmüşsede Selçuklular döneminde ortaya çıkan bağımsız beylik sistemi halen devam ediyordu. Bu bakımdan Anadolu birliğinin sağlanması ve birliğin tam anlamıyla ilhak edilerek Osmanlı tebaası altına alınması gerekiyordu. Bu sebeple Beyazıt hem İstanbul kuşatması için hem de Anadolu hakimiyetini kesinleştiremek için çalışıyordu. Türk beylerini kendilerine bağlayarak merkeziyetçi bir yapı kurarak devleti büyütüyordu. 

Timur ise giderek güçlenmiş ve İran coğrafyasına tamamına hakim durumuna gelmişti. . Dünya bu iki hükümdara dar gelmiş cihan hakimiyeti arzusuyla hareket eden Timur İmparatorluğu’nuj sınırlarının genişlemesi ile Osmanlı’ya komşu olması neticesinde ilişkiler alevlenmiş ve sürtüşmeler meydana gelmişti.

 Timur Çin üzerine sefer yapmayı planlıyor ve batısında güçlü bir Osmanlı Devleti’nin bulunmasından son derece rahatsız oluyordu. Yıldırım’ın kendisine bağımlı olmasını ve Anadolu beylerinin topraklarını geri vermesini  istemesi savaşı kaçınılmaz hale getirmişti. Bunun neticesinde Timur 140 bin kişilik bir ordu hazırladı. Bu Ordu’da 20 farklı sultanlıktan insanlar bulunuyor ve en önemlisi de ordusunu fillerle destekliyordu zaten Osmanlı İmparatorluğu’nun bu savaşta yenilmiş olmasının en önemli sebeplerinden bir tanesi de Timur’un ordusunda fillere yer vermiş olmasıydı. Yıldırım’ın ordusu Timur’un ordusuna göre  son derece zayıf bir orduydu Sırplardan yardım alarak askeri destekle ancak 85 bin kişilik bir ordu oluşturabilmişti.  

Beyazıt, Ankara’ya ulaştığında Timur’un Tokat cenahına yöneldiği haberini aldı. Bunun üzerine zaten sayıca az olan ordusunun mevcut gücünü de bölmek zorunda kaldı ve yaya güçlerini dağlık bölgelerdeki stratejik noktalara yerleştirerek süvarilerden oluşan güçlerle ormanlık araziye konuşlandı. Bu hareket Timur için büyük bir avantaj sağladı. Hızlı hareket kabiliyetine sahip olan güçleri, bu mücadelede Timur’un ordusunu yenilmez kılmaya yetiyordu. Beyazıt’ın hareket düzenini ve savaş tertibatını öğrenen Timur, şaşırtmak amacıyla güçlerini güneye, Kayseri’ye doğru kaydırdı. Beyazıt, Timur’u Tokat ve Sivas istikametinden beklerken, Timur Kayseri üzerinden Ankara’ya doğru ilerleyip şehri kuşattı. Timur’un Ankara’yı kuşattığını öğrenen Beyazıt, Savunma savaşı yapacakken taarruz etmek zorunda kaldı ve büyük bir hata yaparak Temmuz ayı sıcağında ordusunu Ankara’ya yürüttü. Hem sayıca az olan hem de Temmuz sıcağında susuz ve yorgun düşen Osmanlı ordusu, Ankara’ya ulaştığında, Timur beklemediği bu manevra karşısında kuşatmayı kaldırarak daha kuzeye, Ankara Savaşının gerçekleşeceği Çubuk Ovasına çekildi.

İki tarafta tüm hazırlıklarını tamamlayıp 28 Temmuz sabahı, sabah namazından sonra savaş düzeni aldılar. Beyazıt, Niğbolu savaşında kullandığı Kurt Kapanı (Hilal) taktiğini uygulamak için ordunun en önünde yer aldı. Beyazıt, kendisine bağlı Azaplarla birlikte çalılık ve otluk bir düzlük üzerinden hücum ederek ilk taarruzu başlattı. Ancak bodur ağaçlar ve çalılıklar, ileri taarruz için hızı yavaşlatan bir etkendi. Öncü kuvvetlerin taarruza kalktığını gören Timur, ilk karşılığı okçularla verdi. Timur’un ordusundan gelen yoğun oklar, çalılıklar ve otluklar sebebiyle yavaşlayan Azaplar üzerinde etkili olunca Azaplar, ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldı. İlk hamlesi başarılı olmayan Beyazıt, Yeniçeriler ve Sipahilerden oluşan güçlerine taarruz emri verdi. Timur, ilerleyen yaya kuvvetlerine karşı savaşçı fillerini ve ormanlık alan içerisinde gizlenen süvarileri görevlendirince avantaj yine Timur’un güçlerinin eline geçti. Mirah Şah’ın birlikleri de Süleyman Çelebi komutasındaki birliklerin üzerine taarruz edince zor durumda kalan Süleyman Çelebi birliklerine Merkez güçte yer alan Yeniçeriler yardıma gitti. Sayıca az olan Osmanlı ordusu, Yeniçerilerin ordu merkezinden ayrılmasıyla ikiye bölündü ve Timur’un savaşçı filleri daha da ileri sürmesiyle sağdan, soldan ve ön cepheden hücum eden güçlere karşı yeterli direnişi gösteremedi. Üstelik Osmanlı ordusu, savaşçı fillerle ilk kez karşılaşıyorlardı. Fillere karşı nasıl bir taktik izleyeceğini bilmeyen Osmanlı ordusu, karşı koyulmaz fillerin taarruzları karşısında disiplin ve düzenini kaybetmeye başlamıştı.

Bunun üzerine Beyazıt, büyük bir hata yapıp kurt kapanı taktiğini tekrar uygulayarak Sipahilerle Filleri karşı karşıya getirdi. Savaşın en kanlı ve şiddetli anı o andı. Yeniçerilerin ok atışları ve Sipahilerin başarılı taarruzlarıyla Filler etkisiz hale getirilebilmişti ancak hem Sipahiler, hem Yeniçeriler çok ağır kayıplar verdiler. Fillerinin devre dışı kaldığını gören Timur, Şeyh Ömer Mirza komutasındaki birliklerini Yeniçerilerin üzerine gönderdi. Beyazıt, bu hamleye karşılık olarak Anadolu beyliklerinden toplanan Askerleri ve Kara Tatarları takviye etti. Ancak Kara Tatarlar, Timur ile savaş öncesinde anlaşmışlardı. Yeniçerilerin yanına gitmek yerine Rumeli ve Sırp askerlerinin arka cenahından ok atışlarıyla arkadan saldırdılar. Miran Şah ile Süleyman Çelebi birliklerinin arasında geçen çarpışmalarda takviye olarak gelen güçlerden Anadolu Beylikleri taarruz etmekteyken, Timur’un ordusuna bağlı Anadolu Beylikleri kendi bayraklarını açınca Beyazıt’a bağlı Anadolu beylikleri de Timur’un ordusundaki Anadolu Beyliklerinin safına geçerek Osmanlı ordusundaki dengeleri alt üst ettiler. Yeniçeriler ve Rumeli birlikleri, önce Kara Tatarlar, sonrasında Anadolu Beyliklerinin Timur’un safına geçmesiyle savaş alanındaki inisiyatiflerini kaybederek ağır kayıplar vermeye başladılar. Rumeli ve Sırp birlikleriyle Yeniçeriler dışındaki güçlerin kendilerine sırt çevirip Timur’un tarafına geçmesiyle Beyazıt tam anlamıyla sükûtu hayale uğradı. Osmanlı ordusunda, yalnızca Yeniçeriler ev Rumeli-Sırp birlikler Beyazıt’a sırt çevirmemiş ve savaşın sonuna kadar mücadele etmişlerdi.

Adım adım mücadeleyi kaybetme yoluna giden Osmanlı ordusu, mağlup olunan cephelerden çekilmeye başladılar. Timur, son emrini vererek Beyazıt’ın sağ ele geçirilmesini emredince sonuç almak için son taarruz başladı. Vezirler İsa Çelebi, Süleyman Çelebi, Mustafa Çelebi ve Mehmet Çelebi, kuşatmayı yararak kaçmayı başardılar. Şehzadelerin kaçtığını fark eden Sırp Birliklerinin komutanı ve Beyazıt’ın kayınbiraderi olan Stefan Lazareviç, Beyazıt’a çekilmesi için tavsiyede bulunsa da, Beyazıt mücadele etmeye devam etti. Çatalpete’de emrinde 300 kişilik askeriyle atının sırtında çarpışarak Timur tarafından yakalandı ve esir edildi ve Ankara Savaşı, Osmanlı Devleti için büyük bir yenilgiye maloldu. 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir