24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı Seçimi

Devlet Bahçeli, 17 Nisan 2018 tarihinde yaptığı konuşmada “erken seçim” ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiğini istedi. Bizzat kendi ağzından söylemeyen Erdoğan, Bahçeli’nin ağzından erken seçim çağrısında bulundu. Bir nevi danışıklı dövüş olan bu hamle, zaten AKP hükümetinin hep istediğiydi. Bugün YSK tarafından yapılan açıklamada Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinin 24 Haziran 2018 tarihinde yapılacağını belirtti. 

Akabinde Binali Yıldırım “24 Haziran güzel bir tarih” açıklaması yaptı. 

Erdoğan ise “YSK derhal hazırlıklara başlayacak” yorumunda bulundu. 

Kemal Kılıçdaroğlu: “2018 yılı, demokrasi yılı olacak” ifadelerini kullandı. 

Seçimlere girip giremeyeceği konuşulan Meral Akşener de “100 bin imza toplayıp seçimlere gireceğim. Cumhurbaşkanı adayıyım” dedi. 

Yine bugün, TBMM Genel Kurulu’nda OHAL’in uzatılmasına dair Başbakanlık tezkeresi kabul edildi. 

Tüm bunlar gösteriyor ki 24 Haziran’da adil bir seçim yapılmayacak. Kediler trafoya girecek, mühürsüz oylar bir şekilde fazla basılacak, kaldı ki geçerli olması yönünde kanun çıktı. 

24 Haziran 2018 seçimlerinde, AKP’nin tüm kozları şu anda oynandı. Literatürdeki adı “baskın seçim” olan bu karar, demokrasiye vurulan bir darbedir. Rakibi saf dışı bırakmak amacıyla türlü hilelere başvuran AKP, İyi Parti’yi seçimlere hazırlanması gerekirken seçime nasıl girebileceği konusunda aklını karıştırdı. 

Kaldı ki daha önce medyanın büyük bir bölümüne sahip olan ve son Doğan Medya satın alımı ile adeta gövde gösterisi yapan AKP, medyanın çok önemli bir kısmını da ele geçirmiş oldu. 

Referandumdan kıl payı bir zaferle ayrılan AKP, bu sefer de MHP ile “koalisyon” kurarak, %50+1’i yakalamak istiyor. 

Bu yolda Makyavelist bir politika izleyen AKP, rakiplerini de gayr-i hukuki yöntemlerle saf dışı bırakmayı başardı. 

İyi Parti’nin HDP ile ittifak kurmayacağının farkında olan AKP, Saadet Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisini tek başına bıraktı. 

Çok zekice bir hamle ile Bahçeli’ye erken seçimi gündeme getirten AKP, sonucu şimdiden belli olan seçimlere girecek. Tıpkı bir önceki seçimlerde olduğu gibi. 

  1. OHAL, 7. kez uzatıldı. 
  2. İyi Parti’nin seçimlere katılması engellendi. 
  3. Mühürsüz oyların geçerli sayılacağına dair kanun tasarısı kabul edildi. 
  4. Medyanın %70’i ele geçirildi. 
  5. Seçim Üniversite sınavının olduğu güne denk getirildi. 

Seçimlerde Bahçeli’nin Kilit Rolü 

Her ne kadar “stepne” olarak tanımlanması kendi adına kötü olsa da Bahçeli’nin bu seçimlerde kilit rol oynadığı aşikar. Bahçeli, gerek Akşener ile yaşadığı problemler ve parti içindeki bazı isimlerin tasfiyesi gibi konularda içerideki üyelerle birtakım problemler yaşadı ve 15 Temmuz sonrası tamamen AKP uydusu haline geldi. 

Meral Akşener Yeni Bir Umut mu? 

Türk siyasetine yeni bir soluk getirecek biri varsa o kişi hiç kuşku yok ki Meral Akşener. Cumhuriyet Halk Partisi ile ittifak kurması halinde Erdoğan’ın karşısında ciddi bir aday olacağı muhakkak. Kadın olması ise kendisi için büyük bir avantaj. 

Saadet Partisinin Rolü

Bu seçimlerde hiç olmadığı kadar kilit bir rol oynayan Saadet Partisi, Temel Karamollaoğlu önderliğinde “seküler” bir çizgi çiziyor. Saadet Partisinin bu seçimlerdeki rolü Akşener ile birlikte hiç şüphesiz en kilit basamak. Eğer bu ikili, seçimlere yakın ittifak kurarsa ikinci turda Erdoğan’ı zorlayabilir.

BBP&AKP&MHP İttifakı

Bu seçimlerden önce MHP’nin barajın birkaç basamak üstündeki oy oranları da baraj altı kalabilir. BBP ise en iyi ihtimalle %2’leri oynayan bir parti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir