81 Düzce 82 Musul 83 Kerkük

Son zamanlarda Irak’ta yapılması planlanan referandum ve referandumdan da önce Irak ne zaman karışık ve ne zaman istikrarsız olsa 81 Düzce 82 Musul 83 Kerkük sözü, dönüp dolaşıp her yerde karşımıza çıkan bir figür haline geldi. Sosyal medyada, siyasilerin ağzında, üçüncü sınıf milliyetçilerin dimağlarında bu söz, paylaşım.

81 Düzce evet. 80 de Osmaniye. Ya sonrası, 82 Musul’u ne zaman hak ettik? Musul’u hak edecek ne yaptık? Bu siyasetle şimdiden söyleyelim hiçbir zaman oranın asil Türk halkını hak etmedik.

İngilizlerin oyunu olan has Türklere Türkmen deyip sanki bizden farklı bir yan ırkmış gibi asırlardır dışladık halbuki Musul ve Kerkük Türkleri, Selçuklu Anadolu’ya ne zaman göç ettiyse o zamandan beri vardı. Baba İshak isyanında da vardı, 4. Murad’ın Bağdad’ı fethettiğinde de vardı, 1925 Ankara Antlaşmasında da onlar yine oradaydı. Yani bizden biriydiler onlar. Şimdi ne oldu da tekrar gündeme geldiler?

Irak her siyasi karışıklığın içinde olduğu zaman hatırlanan, sair zamanlarda esamesi okunmayan Irak Türklerine (Türkmen demek yok) sempati duymaya neden böyle zamanlarda başlanıyor?

81 Düzce 82 Musul 83 Kerkük 84 Süleymaniye diye uzatıp listeler halinde kendi gazımızla birkaç metre öteye yuvarlanmak, kendi kuyruğunu kovalayan bir sistem yaratıp içinde hapsolmak öyle ki bir çürümüşlüğün tezahürüdür.

Keşke Musul da Kerkük de hak ettiği Türk diyarına bağlansa. Kim istemez. Hem tarihsel hem gönül bağımızın olduğu bir milleti kendi has topraklarımız üzerinde görmek bizi eminim ki bahtiyar yapacaktır.

Yalnız şu içi boş 81 Düzce 82 Musul 83 Kerkük edebiyatını daha fazla devam ettirmenin. Profilinde Göktürk Alfabesiyle Türk yazan, çakma üçüncü sınıf milliyetçi, duyar kasan, artistik paylaşımlarla beğeni toplayan insanlardan olmayın.

Hak edenler hak ettikleri yerleri bulacaktır. Bireylerin ömürleri yetmeyebilir ama devletler eninde sonunda göreceklerdir.