Adana’ya Bir de Böyle Bakalım

Limon çiçeği kokan şehir. Genelde yemek kültürü ve insanlarının tuhaf yönleriyle bilinen meşhur şehir Adana. Sosyal medya nedeniyle hor görülüp dışlanır. Evet kebap kokan şehir doğrudur. Ama siz çiçek kokularını neden es geçiyorsunuz? İlkbahar da eve girmek istemeyişimizin sebebi. Güneşin batmasına yakın dama çıkıp güneşe veda ettikten sonra akşam ezanıyla huzur bulurken, etrafı saran o muazzam kokudur eve adım attırmayan. Turunçların arasında doyumsuz gezişimiz. Ve eskileri anımsadığımız, caddeler ardına saklanan çocuk sesleriyle dolan ara sokaklar. Evet macun satan amcalar hala var. Eve girmek istemediği için terlik fırlatılan çocuklar, ve para bulduğunda arkadaşlarını çağırıp bici bici yemeye giden al yanaklı minikler.

Adanayı böyle gösterten neydi? Tuhaf dediğim olaylarla karşılaşıyorum. Bu sadece Adanaya özgü değil ki. Evet adımız 9’a çıktığından 8’e indiremiyoruz. Et tüketiminin fazla olduğu yerlerdeki insanların daha agresif olduğu doğrudur. Ege Bölgesini düşünürsek oradaki insanların yoğun olarak yeşillik tüketmesinden dolayı daha sakin yapıda olduklarını farkediyoruz. Tabi sinir noktasında en önemli faktör olduğunu düşündüğüm sıcaklık var. Sıcak havalar ve yüksek nem kişilerin psikolojisi üzerinde tahammülsüzlük, çabuk sinirlenme, dikkat eksikliği gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Buna Termal stres adı verilir. Buna az da olsa engel olmak bizim elimizde sosyal aktivitelerde bulunmak, sıvı kaybının neden olduğu bedensel ve zihinsel yorgunluk için bol su içmek, düzenli egzersiz veya yürüyüş yapmak gibi aktiviteler biraz da olsa stresi hayatımızdan uzak tutar. Termal stres ayrıca uyku düzenimizi de etkileyip uykumuzu kaçırabilir. Böyle bir ortamda insanların tuhaf davranışlar sergilemesi pak şaşılacak bir durum değil aslında. Tabi gerçekten enteresan kişiliğe sahip olanlar da var. Mesela bir amcanın kapıyı çalmak yerine eli boş olmasına rağmen ayağıyla kapıyı tekmelemesine şahit olmuştum.

      Adana cami bakımından oldukça zengindir. Sabancı Merkez Cami yenidir. Osmanlı mimarisine sahip olup Orta Doğunun en büyük camisidir. Adana’nın gözde camilerindendir. Merkez Camii’nde sonra en bilindik cami Ulu Camidir. Benim enlerim arasındadır. Resmen tarih kokuyor yanındaki Ramazanoğlu Medresesiyle sizi geçmişin huzuruna erdiriyor. Bir de Yeni Cami var ki küçük ama huzur taşan camidir.
Asıl meseleye gelelim mi? Yöresel yemekleri oldukça zengin olan Adana, yemeklerinde kullanılan baharatları ile de ünlüdür. İlk sırada elbette Adana kebap gelir. Ardından şalgam, bici bici, karsambac, kısır, analı kızlı, sıkma, içli köfte… Kebap yemeyi düşünüyorsanız lüks lokantalardan ziyade küçük samimi esnaf lokantalarını seçmenizi tavsiye ederim. Mezeleri bile bir başkadır. Başka şehirlerdeki gibi ekstradan meze siparişi vermenize gerek yok. Kebap istediğinizde yanında közlenmiş biber, soğan gelir. Yeşilliği ve birçok salata çeşidi gelir. Ve eminim ki gittiğiniz de amcaların samimiyetini fark edeceksiniz. Birde her yer de bulabileceğiniz sıcak sıcak halka tatlıyı ayakta yemenizin zevki ayrı.
Her ne kadar kötülense de Adana farklıdır. Samimi insanları var en azından. Çarşısını gezerken geçmişe ait izler bulmak mutlu ediyor. Soğuk, sizden uzak bir şehir olmaktansa, sıcak, hoşgörülü, doğal olmayı tercih etmiştir Adana. Sonuç olarak siz nasıl görmek isterseniz öyledir. Uğrarsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız. Tabi gelmişken sadece merkezine gitmek olmaz. Pozantı da piknik yapmayı unutmayın. Samimiyet şehri Adanayı keşfetmenizi tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir