Afrika’da Sömürgeciliğin Sona Ermesi

1945 yılında, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra Afrika’da sadece Fas, Mısır, Liberya ve Britanya Uluslar Topluluğuna bağlı Güney Afrika bağımsızdı. Bu dört ülkenin dışındaki tüm ülkeler, çeşitli devletler tarafından sömürülmekteydi. 

II. Dünya Savaşı’nın sonunda, Afrika’da sömürgecilik savaşlarının başlamasından önce en çok sömürgeye sahip olan devletler İngiltere ve Fransa’ydı. 

II. Dünya Savaşı’ndan sonra Afrika ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanmalarında birkaç neden etkili olmuştur. Savaştan oldukça yıpranmış bir şekilde çıkan İngiltere ve Fransa ile yine aynı şekilde savaşın yıkıcı etkilerine maruz kalan Belçika, Hollanda ve Portekiz gibi ülkeler, kıtadaki milliyetçilik hareketleri ve Afrikalı devletlerin ekonomik açıdan toparlanmaya başlaması ile bu kıta üzerindeki kontrolünü ve hegemonyasını kaybetti.

Bu yönde atılan ilk adım 1957 yılında İngiltereye karşı bağımsızlığını kazanan Gana olmuştur.

İlginizi Çekebilir:  Arnavutluk'ta Demokratikleşme Süreci

Gananın bağımsızlığını Nijerya ve Sierra Lione (1960) ve Gambiya (1965)nın bağımsızlıkları izlemiştir.

Kenyada 1952de Mau Mau gizli örgütünün başlattığı İngiltereye karşı isyan hareketi 1963te bağımsızlığın kazanılmasıyla sonuçlanmıştır. Tanganika ve Ugandada bu dönemde İngiltereye karşı bağımsızlığını kazanmıştır.

Afrika’da sömürgeciliğin sona ermesinde en önemli olaylardan biri de 1945 Cezayir Katliamıdır. Fransa, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanların kendi ülkelerini işgal etmesi sonucunda Cezayir’i mukavemet merkezi olarak kullandılar ve özellikle Kuzey Afrika Cephesini buradan yönettiler. Cezayir halkı, Fransa’nın Nazi işgali ve katliamından kurtulması için gençlerini Fransız askeriyesine göndermiş, savaş sonunda ise gösterdikleri bu feragat nedeniyle Fransızlarla aynı haklara sahip olmak istemişlerdir. 

Bu talebe hem Fransız kamuoyunda hem de Fransız siyasiler arasında şiddetle karşı çıkıldı. 8 Mayıs 1945 günü, Cezayirliler özgürlüklerini talep ettikleri bir yürüyüşte Fransız askerleri tarafından kurşuna dizildi ve yaklaşık 45.000 Cezayir vatandaşı Fransız askerleri tarafından katledildi. 

Fransa gelen tüm tepkilere rağmen Cezayir’in bağımsızlığını onaylamadı. Fransa, Cezayir’in bir sömürge olmadığını, Fransız toprağı olduğunu ilan etti. Fransa, Cezayir’i bir müddet (14 sene) sömürge olarak idare etti fakat hiçbir zaman Cezayir halkına eşit haklar tanımadı. 

Milli Kurtuluş Cephesi ve Cezayir Ulusal Hareketinin başını çektiği örgütler Fransaya karşı mücadele başlattı ve halk teşkilatlanmaya başladı. Muazzam bir ordu kurmayı başaran Cezayir halkı 1954 senesinde bilfiil başlayan silahlı mücadele, 1956 senesinde bağımsızlığa kavuşan Fas ve Tunusun da desteğini sağladı. Mücadele 1962de Evian Antlaşması’nın imzalanması ve Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti adıyla bağımsızlığın kazanılmasıyla neticelendi.

İlginizi Çekebilir:  31 Mart Vakası'nın Nedenleri Nelerdir?

Fransa 1956 yılında Cezayiri elde tutmak istediği için Fas ve Tunusun bağımsızlığını tanımıştır.

1911 yılında İtalyanın hâkimiyetine giren Libya (Trablusgarb) müttefik devletlerin yardımı ile 1951 yılında yabancıların idaresi son bularak Libya Krallığı kuruldu. 1953 yılında Arap Birliğine ve 1955 yılında da BMye üye oldu.

İlginizi Çekebilir:  İran'ın Kara Kutusu: SAVAK

Afrika’da Siyasi Birliğin Sağlanamamasında Etkili Olan Faktörler

Afrika’da siyasi birliğin sağlanamamasında etkili olan birkaç faktörü şu şekilde sıralamak mümkündür: 

1. Uzun zaman sömürge bölgesi olması

2. Bölgede kabilecilik anlayışının yaygın olması 

3. Dini farklılıkların bulunması. 

Afrika Birliği Teşkilatı 

1. 25 Mayıs 1963 tarihinde kuruldu. 

2. Merkezi, Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’dır. 

3. Örgütün şartını 32 devlet imzaladı. 

4. Teşkilat 9 Temmuz 2002’de lağvedildi. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

e sigara