Ajax Operasyonu

Muhammet Musaddık, 19 Şubat 1951 tarihinde meclise İran petrollerinin millileştirmesine dair bir önerge verdi. Mecliste milletvekillerinin çoğu bu önergeyi onaylamıştı ve yasa nihai karar merci olan Pehlevi’nin önüne gelmişti.
Şah, meclisten düşünmesi, onay verip kabul etmesi ya da etmemesi ihtimallerini öne sürerek zaman istedi.

Meclisin Şah’a verdiği süre dolmak üzereydi ve hem mecliste hem halk arasında Şah’ın bu kadar uzun düşünmesi konuşuluyordu. Ülkede Tudeh Partisi üyelerinin faaliyetleri ülkede iç huzura engel teşkil etmekteydi. Saflar daha belirgin ve muhalefet daha keskin bir hale gelmişti.

Tam bu sırada 12 Mart 1951’de İran başbakanı Ali Razmaray‘ın fanatik bir İslamcı tarafından öldürülmesi üzerine Şah iki önemli harekette bulundu. İlk olarak süresi dolalı çok olan petrolü millileştirme yasasını 20 Mart 1951’de onaylayıp kabul etti ve bundan bir ay sonra 27 Nisan’da meclisin başbakanlık olarak uygun bulduğu Cephey-i Milliye Başkanı Muhammet Musaddık’ın başbakanlığını onayladı.

İngiltere’nin tüm çabalarına rağmen İran petrolleri millileştirildi. İran’ın daha doğrusu Musaddık’ın bir zaferi olarak sayılabilecek bu gelişme İngiltere ile İran’ı karşı karşıya getirdi. İran petrolleri İngiltere için son derece önem teşkil ediyordu. Lahey Adalet Divanı‘na taşınan mesele İran lehine sonuçlandı. İngiltere’nin daha sonra yüzde elli, yüzde elli teklifi de Musaddık tarafından reddedilince iki ülke arasındaki ipler tamamen gerildi. Kasım 1952’de Musaddık’ın İngiliz Büyükelçiliği’ni kapatması İngiltere’nin somut adımlar atması bakımından bardağı taşıran son damla olmuştu.

İngiltere olaylardan kısa bir süre İran pazarından çekildi. Ambargo çağrısında bulunan İngilizler, Basra Körfezi’ne çıkarma yaptı. Yeni pazar arayışında olan Musaddık bu aşamada birçok güçlükle karşılaştı.

Ülke içerisinde ve de yönetim kademelerinde kendisine muhalif olanların sayısı giderek arttı. Ülkede siyasi ve ekonomik buhranlar gün geçtikçe daha da ağrılı ve sancılı bir sürece evriliyordu.
Musaddık petrolü millileştirdikten sonra yeni hedef olarak toprak reformu yapmayı seçmişti. Büyük toprak sahiplerinden ellerindeki toprakların bir bölümünü toprağı olmayan köylüye dağıtarak üretimde devamlılığı ve ekonomik olarak kalkınmayı amaçlıyordu.

Fakat bu isteği ve istekleri doğrultusunda yaptığı hareketler bazı toprak ağalarını rahatsız etti. Özellikle askeri gücü elinde bulunduran Raşidiyan kardeşler ile Fazlullah Zahidi‘nin ortak hareket etmesi Musaddık’ın sonunu getiren olaylardan biriydi.

Ve Operasyon Başlıyor..

Amerika’yı da yanına alarak Musaddık’tan kurtulmak istiyordu. Amerikan Gizli Haber Alma Teşkilatı CIA ile İngiltere İstihbarat Servisi MI6‘nın ortaklaşa yürüttüğü bir dizi çalışmalar neticesinde Musaddık’ın bir halk ayaklanmasıyla görevden alınması kararlaştırıldı.

1953’ün Martında TP-AJAX, Operasyon Ajax adı verilen bir plan ile Musaddık hükümetine karşı olan muhaliflerle ortaklaşa çalışma ve koordine hareket etme konusunda mutabakata varıldı ve böylece operasyonun düğmesine basıldı: Musaddık görevden uzaklaştırılmalıydı.

Bazı kaynaklara göre bir milyon doları bulan harcamaların sonucunda halk sokaklara dökülmüş ve olaylarda yüzlerce kişi hayatını kaybetmiştir.

Muhammet Rıza Pehlevi, Musaddık’ın yerine Fazlullah Zahidi‘yi getirdiğini açıkladı. Bunun üzerine Musaddık taraftarı on binlerce kişi sokaklara indi. Şah Roma’ya kaçtı.

İlk darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlanınca ordudaki generaller kaos ortamından ülkeyi çıkarma bahanesini üreterek tekrar bir darbe yaptı ve Muhammet Musaddık başta olmak üzere kabinedeki bakanlar ve çevresindekiler tutuklandı.

Şah kısa bir süre sonra İran’a döndü. Böylelikle ABD ve İngiltere, İran’dan istediklerini almış, kendileri için bir sorun teşkil eden demokratik yollarla başa gelen ve her işini çoğunluğa ve demokrasiye göre yapan Musaddık’ı görevinden etmiştir.

ABD darbe ile olan münasebetini uzun yıllar boyunca saklı tuttu ve herhangi bir vasıtasıyla açıklamadı. İlk defa ABD eski dışişleri bakanı Madeline Albright tarafından kabul edildi.

Daha sonra ABD başkanı Barack Obama, Mısır’da yaptığı 4 Haziran 2009 tarihli konuşmasında darbenin gerçekleşmesinde CIA’nın parmağı olduğunu doğrulamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir