Doğru İnsana Yanlış Zamanda Aşık Olmak

Doğru insana yanlış zamanda aşık olmak. İnsanı bulmak ama zamanda yanılmak. Zamanı evirip çevirememek. İnsanlar değişebilir, zaman da hakeza. Ama yanlış insanların telafisi var. Ya yanlış zamanın? Doğru insana yanlış zamanda aşık olmak. Bile bile aşık olmaya devam etmek. Ki biliyorsunuz o, aldığınız en doğru karar olacak. Ve siz yine biliyorsunuz ki; o belki de aldığınız en iyi karar. Maksat değil ya amacınız; o yolda olmak. Mesela sevme ihtimalini sevmek gibi. Mesela en azından ”en azından diyebiliyoruz” gibi bir şey. Yine de düşünmeden edemiyorsunuz haliyle de normal bu: Neden yanlış zaman?

Sevgi sorgulanmaz ve ölçülemezdi. Küçük kız çocuklarının babalarının ”beni ne kadar seviyorsun” sorusuna iki kolunu da kanatlanacak kadar açıp ”bu kadar” demesi gibi ölçülemezdi sevgi. Ve sevgi, otobüs yolculuklarında karşılaşılan insanla, yolculuk süresi boyunca kaçamak bakış atmakla da gerçekleşmezdi hem. Velhasıl sevgi, kutsal bir durumdu.

Hasbelkader karşınıza çıkan bir insanın mukadder ömrünüzde, belki de tek doğru, tek sevgi olacağını nereden bilebilirdiniz ki? Sevgisiyle insanı öldüren bir duygu bu. Şömine-pervane manzumesi gibi. Bile bile, isteye isteye bazı şeyleri seçmek. Ve işin asıl ilginç yanının kimsenin size hak vermeyişi olduğunu da söylemeliyim. Herkesin anlatacağı ve nasihat çıkartacağı menkıbeleri oluyor. Ve herkes sanki sizi haksız çıkarmak için ağız birliği etmiş gibi, saldırır ve sizi harap ederler.

Örneğin herkes kendi sevgisinin büyüklüğünü, dünyanın en büyük sevgisi olarak görür. ”Benim” der. Bu dünyada sevgiden mustarip olan biri varsa o da benim. Bu haklıdır, ama kendince bir haklılıktır bu. Ötekileri görmezden gelmektir. Ve siz doğru insanı bulduğunuzda, zaten en büyük sevgiye ulaşmışsınızdır. Örneğin çoğu insan ”arayarak en doğru insanı bulmuyor”. Ve bu mutsuz evliliklere, geleceklere ve itiraf edilememişliklere sebep oluyor. Daha sonra, doğru insanın yanlış zamanda geldiğine acı bir şekilde şahitlik ettiğiniz vakit, işte gerçekten sevginin öldürebildiği insanlardan biri oldunuz demektir.

Bir kere zaman yanlıştır. Çok zaman kaybetmişsinizdir çok zaman ve biraz da ümit; yaşamak galiba bu.