Anlatmak İsterdin Kendini Durmadan Bir Bardağa Bile Olsa

İnsan derdini anlatabileceği birilerini arar her zaman. Derdini anlatmak ister durmadan; bir bardağa bile olsa. İçinde kalan tüm istekleri ve söylenmemişlikleri atmak ister kucağından. Birileri ya da birisi, çünkü sevinçler paylaşıldıkça çoğalır; sıkıntılar anlatıldıkça azalırdı.

İnsanın derdiyle dertlenmek, derdine çare aramak her şeyden önce, sığınılan limanların en sonuncusudur. Derdi, kendi içinde tutamayacağı kadar büyük olan insanların, çareyi başkalarına, başka insanlara anlatması kadar elim bir olay daha var mı? Çözemiyor ya da üzerinizden atlatamıyorsunuz, bir başkası olsa belki yol gösterir, acımı dindirir diyorsunuz ve el açıp, medet umuyorsunuz başka başka kalplerde.

Bu yine her şeyden önce bir samimiyet demektir. Bir insanın size derdini anlatması, derdine çare olmanız için değil, anlatılabilecek birisi olduğunuz içindir. Mesela iç sıkıntılarını size söylemekten geri durmayan bir kişinin, sizde bir şeylerin, en azından diğer insanlara göre, biraz daha farklı işlediğini görmesinden kaynaklanmıştır.

Her çağında, insanın kendini anlatabileceği, tereddüt etmeden yanına gidebileceği dostları, arkadaşları ya da akrabaları olmalı. İnsanı, kendisiyle baş başa bırakmak, bir nevi tehlikelerin en azılılarındandır. Zira kendinizle baş başa kaldığınız zaman, beyniniz sağlıklı düşünme ve karar alma yetisinden kendini yoksun bırakır. Bu bize, insanın kolektif bir varlık olduğunun en bariz örneğidir.

Kalabalıktan kaçabiliriz ama tek başımıza yaşayamayız. Münzevi olabiliriz ama yanımızda muhakkak derdimizi anlatacağınız birileri olur. Manen belirli noktalarda olan şahsiyetler de bu eksikliği, ilahi yollarla tedarik etmeye çalışırlar. Yaratıcısına dua eden insan, en azından kendisini ölümüne kadar dinleyebilecek birisini bulmuştur. Bu, insanın dünya işlerinden elini eteğini çekmesiyle sonuçlanır.

 

Bir Didem Madak sözleriyle veda etmek istiyorum;

Ah benim nergis kokulu cehaletim
Ruj lekeleri bıraktın bardaklarda
Anlatmak isterdin kendini durmadan
Bir bardağa bile olsa
Ne diyecektin? Ne söyleyecektin?
Şairlerin şahı olsan
Bir ahtan başka