Çizme Ülkesinin Balık Şehri: Venedik

Hiç evinizin denizin üstünde yüzdüğünü düşündünüz mü? Ya da karşı markete gitmek için köprüleri dolanmayı, gondol taksilere binmeyi? Peki hiç sokağınızda motorsuz taşıt olmadığını düşündünüz mü, daha doğrusu yol için asfaltın olmadığını..?
Hepsi ve niceleri için yüzyıllardır canlı örnek Venedik. 120 köprüyle birbirine bağlanmış 120 adadan oluşuyor. Bildiğimiz ada gibi değil ama! Alt sokağa iner yakınlıkta. Tek fark aradan yol değil deniz geçiyor. Her tarafı denizlerle çevrili olunca gemi ticaretinde baya gelişmiş İtalya doğal olarak. Ben bu yazımda sokaklarında nasıl kaybolduğumu, denizin kokusunu her sokakta nasıl ayrı hissettiğimi anlatacağım.


İlk olarak Venedik’e gelmeden önce arabaların veya otobüslerin park edileceği geniş bir alan yapılmış. Bu sınırdan sonra vapurla devam etmeniz gerekiyor. Ayrı bir alternatif de tren yolu. Güney kısmından Venedik’e uzanan tren yolu ana meydana biraz uzak ama ulaşım o şekilde de sağlanabiliyor. Biz vapurla geçmiştik. Tam bir rönesans meydanı diyebilirim. Birçok tarihi eser barındıran bu meydan turistlerin ilgi odağı olmuş. Bana ilginç gelen şu ki gezimiz boyunca rehberimiz hariç hiç yerli Venedikli bir insanla karşılaşmadık. Ya 120 Ada’nın hepsine ulaşamadığımızdan, ya turistlerin aşırı yoğunluğundan, ya da dışarıda pek bulunmadıklarından. Belki de orada değillerdir ne dersiniz?
Sonra düşünüyorum gerçekten yaşanılacak bir şehir mi Venedik?


Turistlerden uzaklaşıp şehri hissetmek için farklı adalara geçiş yapmaya başladım. Elimde harita var fakat köprüler birbirine o kadar yakın ve sokaklar da bir o kadar dar ve kapalı ki nereden geçtiğini nereye çıktığını kestiremiyorsun. Sonra çıkmaz sokak= deniz.
Her yıl 4cm yükselen suya bakıyorum. Bazı binaların merdivenleri denizle örtülmüş, yosun tutmuş. Adam vapurundan inip evine girmek istese kapıyı açınca evi su basması gözle görülür bir durum.


Rehberimize sorduğum ilk soru okulun ve hastanenin nerde olduğuydu. Okula vapurla veya gondolla gitme ayrıcalığı nerede var başka? Veya karşı komşuya? Hastane diyorum… ya acil bir şey olsa, bu köprüler denizler nasıl aşılır?
Yok yok diyorum Venedik.. İyisin hoşsun ama yaşanacak şehir değilsin vesselam..

 

Yazı: Nagihan Canlı

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: