Arabi (Urabi) Paşa Ayaklanması

Arabi Paşa Ayaklanması ya da Urabi Paşa Ayaklanması, Mısır’da İngiliz işgaline ve Osmanlı hegemonyasına karşı subayların, köylülerin ve aydınların destek verdiği, Mısır’da baş gösteren toplumsal ve siyasi hareketin ismi.

Arabi Paşa ya da Urabi Paşa ismiyle bilinen milliyetçi liderin tam ismi Ahmed Arabi Paşa El-Mısri’dir. Arabi Paşa 1841 ile 21 Eylül 1911 yılları arasında yaşamıştır. Aydınların, aristokratların, Mısır kökenli asker ve Mısır köylü halkının yabancı devletlerin denetimlerinden duyduğu rahatsızlığı ifade eden toplumsal ve siyasal hareketin en önemli isimleri arasında, başında yer aldı.

Köylü bir aileden gelen Arabi Paşa, Kahire’de Ortadoğu’nun o dönemdeki en popüler ve önde gelen İslami bilim müessesesi olan el-Ezher Üniversitesi‘nde öğretim gördü.

Mısır Ordusu’na girdikten sonra, 1875-1876 yılları arasında süren Mısır-Etiyopya Savaşı esnasında levazım subayı olarak görev adlı ve bu savaştan sonra albaylığa terfi etti. 1879 yılında subayların Hidiv İsmail Paşa‘ya yönelik düzenlediği bir ayaklanmaya katılan Arabi Paşa, henüz ordudaki ilk yıllarında, üst mevkileri tekelinde tutan Osmanlı subaylarını ordudan tasfiye etmek maksatlı kurulan gizli bir derneğe katıldı. 1881 yılında ise bu amaç doğrultusunda bir ayaklanma başlattı.

Ertesi yıl, 1882’de, Emperyalist güçlerin (Avrupalı devletlerin) müdahalesi ve Mısır Meclisi’nin bütçe denetimi ile alakalı yetkileri hususunda çıkan bir ihtilaf sebebiyle Mahmud Sami el-Barudi başkanlığında kurulan ulusçu hükümette “savaş bakanı” oldu.

Mısır Mısırlılarındır” (Mısr l’il- Mısriyyin) sloganı, Arabi’yi Mısır’da ulusal bir kahraman konumuna getirdi. Arabi’nin saygınlığının ve itibarının artmasından endişelenen Hidiv Tevfik Paşa’nın (İsmail Paşa’nın yerine gelen) yardım talebi üzerine, Fransızlar ve İngilizler, İskenderiye Körfezi açıklarında sıcağı sıcağına bir deniz tatbikatına başladı.

Hidiv İsmail Paşa

Tatbikat üzerine İskenderiye kentinde ayaklanmalar baş gösterdi. İngiliz donanması kenti bombalaması üzerine 1882 Temmuzunda Arabi Paşa, Mısır Ordusunun başkomutanı sıfatıyla direnişin başına geçti ve hidivi (Tevfik Paşa’yı) hain ilan etti. Ancak Sir Garnet Wolseley önderliğinde İsmailiye bölgesinde karaya çıkan İngiliz ordusu tarafından Et-Tellü’l Kebir mevkisinde 13 Eylül 1982 günü bozguna uğradı.

Tutuklanarak Divan-ı Harp‘te (Savaş Mahkemesi, Divanı) yargılandı ve ölüm cezasına çarptırılan Arabi Paşa, İngilizlerin tekrar araya girmesiyle ölüm cezası Seylan’da (Sri-Lanka) sürgüne çevrildi. 1901 yılında Mısır’a geri dönmesine izin verildi.

On dokuzuncu (19) yüzyılda Osmanlı Devleti sınırları içinde hemen hemen özerk bir statüye sahip olan Mısır, Kavalalı Mehmet Ali Paşa‘nın ıslahatları ve özellikle de 1869 yılında Süveyş Kanalı’nın hizmete girmesinden sonra, dahil olduğu imparatorluktan daha zengin, refah bir duruma geldi. Mısır’da idari sistem ve hukuk alanında iyileştirmeler yapıldı, Kızıldeniz’de deniz ticareti gelişti, ülke içinde demiryolları yapılmaya başlandı, pamuk ihracatında müthiş artış yaşandı. Mısır, dünya ekonomisi ile rekabet edecek gücü kendisinde buldu.

Mısır’da söz konusu bu gelişmelerin bir neticesi olarak kabul edilebilecek olan Batı (emperyalist güçler) karşıtı milliyetçi hareket 1882 yılında Arabi Paşa’nın çıkışı ile başladı. 1869’da Süveyş Kanalı’nın açılması ve kanal üzerinde bir şirketin kurulması ile sömürgeci devletlerin Mısır üzerindeki faaliyetleri yoğunlaştı. Mısır, savaşmaya bile gerek duymadan yarı sömürge haline gelme tehlikesiyle yüz yüze geldi.

Emperyalist güçlere karşı mücadele eden Ulusal Liberal Parti, emperyal güçlerin bu sömürgeciliğine karşı çıktı. Mısır Hidivi olan İsmail Paşa modern ve yeniliklere açık bir yönetici idi. İngiltere ve Fransa ise İsmail Paşa’nın modernleşme faaliyetlerinden dolayı rahatsız oldu ve dönemin Osmanlı padişahı II. Abdülhamit’e baskı altında tutarak Tevfik Paşa’nın İsmail Paşa yerine göreve gelmesini sağladılar. Söz konusu bu değişiklik, Arap milliyetçilerinin Ulusal Liberal Parti’nin en önemli isimlerinden biri olan Arabi (Urabi) Paşa’nın önderliğinde ayaklanmaları sonucunu doğurdu.

Arabi Paşa’nın Destekçileri Kimlerdi?

Tamamen farklı dört faktör Arabi Paşa’nın etrafında toplanmıştır. Söz konusu bu faktörler;

1-) Batı referans alınarak yapılacak olan bir anayasa ile söz konusu anayasanın doğal bir sonucu olarak meydana gelecek mali ve politik hareketlilik bekleyen mikro düzeydeki liberal reformistler.

2-) Hristiyan inancının yayılmasından endişe eden ve bu yönetici sınıfının İslam dinini kötülemesinden rahatsızlık duyan Müslümanlar.

3-) Mısır’dan yabancıları kovmak bahanesi ile önceki mali konumlarını korumak adına mücadele eden toprak sahipleri.

4-) Emperyalist güçlerin (İngiltere ve Fransa) “askerlik müessesesinin asker adedini mimimize ederek yeniden yapılandırılması” anlayışından memnun olmayan Mısırlı askerler. (Subaylar)

Söz konusu bu gruplar Ne olursa olsun aynı amaç etrafında birleşmiş gözükse de çıkarları birbirinden tamamen farklı olan bu gruplar arasındaki ihtilaf ve çekişmelerin akıbeti Nasır dönemine kadar uzanır.

Arabi Paşa ayaklanması İngilizler tarafından Mısır’ı işgal etmek için bir bahane olarak kullanılmıştır. Arabi Paşa Ayaklanması’nı takip eden süreçte İskenderiye kenti topa tutuldu ve Mısır’ın tamamı 1882 yılında İngilizler tarafından işgal edildi. Mısır’ın endişe ettiği yarı-sömürge olma düşüncesi böylece gerçekleşmiş oldu.