Ay’a Gerçekten Gidildi mi?

En çok tartışılan popüler gündem konularından biri de; ‘Ay’a gerçekten gidildi mi?‘ sorusudur. Genellikle bu konuda yapılan yorumlar bir araştırmaya dayanmayan, sadece düz mantık yürütülen cinsten olmakla beraber, bu işin detayı hakkında bir bilgiye sahip çok az kişi vardır. Hatta bazıları Ay’a ilk giden kişinin isminden bile habersizken sadece bizi kandırıyorlar bu haberler hep birer oyun düşüncesi içeren komplo teorilerine kendilerini kaptırıp gidilmediğini kendilerinden gayet emin bir şekilde iddia edebiliyorlar. Biz de Tozlu Mikrofon ekibi olarak bu yazıda tartışmaya tam olarak nokta koymak gibi iddialı bir söylem de bulunamasak da bu konuda sizi biraz daha aydınlatmaya çalışacağız.

Aslında bu tartışmaların fitilini yakan konuyu araştırmak için biraz daha detaya insek daha iyi olacak gibi görünüyor. Soğuk Savaş döneminde Amerika ve Sovyetler Birliği’nin teknoloji alanında çekişmeye başlaması uzay çalışmalarına da hız verdi. Uzaya ilk önce uydu gönderildi ve ardından Yuri Gagarin uzaya ayak basan ilk insan oldu. Sovyetler Birliği’nin bu tırmanışının gölgesinde kalmak istemeyen Amerika ise yeni projesini duyurdu. İşte problem de tam olarak bu noktada başlamış oldu. Apollo 11 projesi insanların akıllarına biraz kurt düşürdü. Çünkü yayınlanan döküman ve fotoğraflar incelendiğinde bazı gariplikler gözlendi.

Ay’da bir bayrağın dalgalanması kesinlikle mümkün değil. Bu açıdan baktığımızda eğer fotoğraf gerçekse Ay’a hiç gidilmedi. Bu konu Viaset History kanalında yayınlanan bir belgesel türü videoda gayet detaylı bir şekilde incelenmiş.

Bu fotoğraf belki de orjinal kaynaklardan yayınlanmamış olabilir ama Ay’a gidiş gerçek mi? sorusuna olumsuz bir cevap vermek için ilginç bir kanıtımız daha var. Amerika Ay’dan canlı yayın olduğunu iddia eden bir video yayınladı. Fakat 60’lı yıllarda böyle bir yayını yapacak teknoloji altyapısı kesinlikle mevcut değildi. Bu tartışmaların ardından NASA yayınladığı videoyu tamamen kaldırdı.

Peki Amerika neden bu kadar muazzam bir yalan söyledi? NASA’nın roket bilimi Sovyet rakiplerinden çok daha gerideydi. Buna karşın ajansın başka herhangi birinden çok daha iyi yaptığı bir şey vardı: halkla ilişkiler. Yalan söylemekle aynı şey olmayabilir fakat en azından konuları çarpıtmak konusunda muazzam bir profesyonelliğe sahip olduklarını söylemek mümkün.

 

 

Teknolojik Deli

Montaigne'e çıraklık yapıyordum, kovuldum. Biraz okuduktan sonra neden kovulduğumu anlayacaksınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir