Bana Dokunmayan Yılan Bin Yaşasın Zihniyeti

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın ya da bana dokunmayan bin yaşasın şeklinde olan ataların yıllar yıllar önce söylemiş oldukları bir söz, günümüzün siyasi alt yapısını ne kadar güzel açıklıyor öyle değil mi? 

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın. Yılanın zehri varsa ki var, gitsin başkalarını zehirlesin ama yılan bana dokunmuyor beni ısırmıyorsa varsın bin, on bin yaşasın. 

Türk milletinin çoğu, bu zihniyette ve bu zihniyet daha uzun yıllar ülkede egemen olacak gibi. Kimse yılana bir şeyler yapmak istemiyor, yılanı öldürmek kimsenin tenezzül etmediği bir şey. 

Yılanın bin yaşaması, toplumdaki çürümüşlüğü de gün yüzüne çıkarmış. Kimse düzenin bozulmasını istemiyor. Çünkü millet korkmuş, sinmiş, korkudan bir şey yapamaz hale gelmiştir. 

Menfaatler uğruna halk, en yakınında olan insanların bile akıbetinin kötü olmasını isteyecek duruma gelmiş. Kötü senaryolardır elbette ki bunlar. Fakat gerçektir. 

Yılan, daha uzun müddet birilerini zehirlemeye devam edecek. Daha pek çok kişinin canı yanacak ama kimse yılanı öldürmeyi kafasından geçirmeyecek. Çünkü yılan, kendisine dokunmayalar tarafından gücüne güç katacak. 

George Orwell’ın 1984’ünde şöyle bir bölüm geçer: “Muhalefet zayıfladıkça iktidar daha da güçlenecek.” Şu an bu durumun aynısını yaşıyoruz. 

Yılanı öldürmek belki de en iyi senaryo fakat toplum öylesine bölünmüş ki ortak düşman için dahi kimse birleşmek, beraber adım atmak istemiyor. 

Yılan, kendisine yakın olan herkesi daha da güçlü yapıyor. Zehrinden bir pay da onlara veriyor. Veriyor ki alsın. Bir gün oklar kendisine çevrilince yanında oku çevirenlere karşı koyabileceği müttefikleri olsun. 

Haluk Bilginer, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” sözü ile ilgili bakın ne diyor:

“Yolsuzluk, rüşvet hiç kimsenin umrunda değil.Tabi yönetenler de bunu bilerek davranıyor çünkü Türkiye’de herkes küçük bir işletme. Adam 2000 lira maaşıyla bir tane Doblo almış. Karısı çalışıp 1500 TL alıyor, oğlu çalışıp 1500 TL alıyor. Yaklaşık 5000 TL giriyor eve.Doblo’nun taksidi ödeniyor mu ödeniyor.Aman düzenim bozulmasın ‘Benden mi yedi ?’ diyor. Gelir dağılımının adaletsizliği üzerinden herkesi böyle bir küçük işletme gibi yaparsanız,bu insanları sarsmak, ‘isyan edin’ demek çok zordur.’ Abi Doblo’nun taksidi?’ der size. Böyle bir korku. Bu tüm dünyayı yönetenlerin hep işine gelmiştir. Mesela, aileyi çok savunurlar ve herkesin aile olmasını isterler. Aile tehlikesizdir çünkü onlar için. Aile işin içine girdiği zaman sorumluluk başlar. Bunlar dünyanın tüm yönetenleri için son derece faydalıdır.

 

Yılan, tıpkı bu örnekte olduğu gibi büyümeye ve büyüdükçe, daha pek çoklarını zehirlemeye devam ediyor. Fakat müttefikleri bir şeyin farkında değil. Yılan bir gün ölecek o zaman kimin zehrine, kimin gücüne güvenip arkasında duracaklar? 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir