Başkanlık Sistemini Bunlar İçin İstemedik!

Bir devlet adamı düşünün, futboldan eğitime; toplumsal bir sorundan aile içi meselelere kadar hemen hemen her konuda bilgi sahibi, bilgi sahibi olmaktan da öte her konuda uzman ve işinin ehli. Evet, şimdilik Başkan olmasa da 2019’daki başkanlık seçimlerinde en güçlü aday. Üstelik referandumda halk, Erdoğan’a açılan tüm kapıları ardına kadar araladı. Kendi kuyruğunu kovalayan bir sisteme radikal bir değişiklikle çağ atlatacağını hayal edenler, başkanlık seçimlerinde oylarını evetten yana kullandı. Peki başkan, devletin en kıdemli kişisi, tek karar mercii bir ülke gündeminde ya da ülkenin herhangi bir meselesinde kendi başına ne kadar iyi bir bilgi sahibi olabilir? Yakın geçmişten örneklerle gidişatın ne kadar vahim olduğunu açıklayalım.

Racon Kesilecekse Ben Keserim

Bir ülkenin cumhurbaşkanının görevi racon kesmek midir? Soruyorum sizlere ülke mafyalar ülkesi mi? Gladio dönemi İtalya mı? Kime racon kesiyoruz? Hadi racon kesildi, mafyalığa soyunup hiyerarşiyi bozduğu için birilerine böyle bir açıklamayı televizyon karşısında, 80 milyonun önünde yapmak neyin çığırtkanlığı?

TEOG’un Kaldırılması Lazım

Neden? Sana vahiy mi indi? Kaldı ki TEOG’u getiren de yine bu hükümet. Neden kaldırıyorsunuz? Hadi kaldırıyorsunuz da sebep ne? Yani bir ülke cumhurbaşkanının kalkıp “ben TEOG’un kaldırılmasını istiyorum” demesiyle TEOG kalkacaksa ülkenin vay haline! Üstelik bir ülke cumhurbaşkanı kendi kişisel kararını nasıl koca bir ülkenin kaderine tercih edebilir? Hani istişare sünnetti? Hani ortak bir fikir etrafında toplanıp karar vermek makbuldü? Sünnet de makbul olan da güçlü olanın iki dudağı arasında.

Yabancı Sınırlaması

Bir ülke cumhurbaşkanı kalkıp “sahada Türk oyuncu yok, böyle olmaz” demesine ne demeli? Yabancı sınırlaması hakkında ne biliyorsunuz? Türk futbolu için hangisinin iyi olduğuna istiareye yatarak mı karar verdiniz? Hem eğitimden hem futboldan nasıl bu kadar iyi anlayabiliyorsunuz? Kasımpaşa’da top koşturdunuz diye futbol konusunda söz sahibi oldunuz anlamına mı geliyor şimdi bu karar.

Arenalar Park Oldu

Güçlü olanın iki dudağı arasından çıkacak söz ülkenin kaderini böyle etkileyebiliyor. Arena isimleri kalksın dendi, her yerde arena isimleri söküldü; park, stadyum gibi isimler geldi. Gücünü test ettiği bu arena skandalı aslında başkanlığın bir nevi fragmanıydı. Evet bu gördüklerimiz daha fragman.

Kızlı Erkekli Öğrenciler Aynı Evde Kalamaz

Toplumsal bir mesele, evet vicdani bir durum. Fakat ortada tamamen reşit, yetişkin bireylerin mevcut salahiyet haklarını kullanarak vermiş olduğu bir karar söz konusu. Evet siz istemiyorsunuz ama Türkiye’de tek tip bir insan modeli yok ki? Her kesimden her mezhepten insanlar var. Müslüman olanlar buna elbette karşı çıkmayacak. Ya laik olanlar? Niye durduk yere başka bir kesimin nefretini kazanıyorsun? Niye böyle hassas bir meseleden vatandaşı ikiye ayırıyorsun? Neden demokratik bölücülük yapıyorsun?

Bir elde iki karpuz tutulmaz demiş atalarımız. Bir insan hem eğitimden hem futboldan hem dinden hem de sosyolojiden anlayamaz. Siyaseti anlarsınız bir derece ama iş bu konularda uzmanlığa gelince anlayamazsınız. Bırakın istişare edin. Bu her şeyi bilme hırsı yüzünden bir ülkeyi uçuruma sürüklemek kimin haddine?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir