Birden Bire Gelen Kaçıp Gitme İsteği

Bazen her şeyden kaçıp kurtulmak istersiniz. Her şeyden. İşinizden, okulunuzdan, evinizden veya hayattan zevk alamadığınız anlar olur, bir anlam veremezsiniz dünyaya ne açıdan bakarsanız bakın bir sonuç çıkaramazsınız kısaca. Ve bu yüzden her şeyi bir kenara bırakıp kaçmak istersiniz. Ege’ye, Akdeniz’e veya adını bilemediğiniz yerlere kaçmak.

Sıkıldığınız, bunaldığınız, daraldığınız veya yaka silktiğiniz anlar, kıymetini bilemediğiniz çağlar, itiraf edemediğiniz aşklar kısaca aklınıza gelen her türlü olumsuz düşüncelerden kurtulmak için bir yeri terk etmeniz gerekir. Bir yeri terk etmek, bir yerden uzaklaşmak istemek, çoğu zaman kurtuluşunuz için yegane reçete olur.

Hayat karşımıza her zaman iyi şeyler çıkarmıyor, önümüze hep iyi insanlar, iyi tanıklıklar çıkmıyor ne yazık ki. Hayatın gönlünüze göre olmasını isteyip bunun uğruna hayatınızı heba ettiğinizde, bir şeylerin yerine oturmasını, bir şeylerin en azından iyi gitmesini ister. Ve olmayınca, işler iyiye gitmeyince kaçma fikri oluşur insanda. Kaçmak nereye olursa olsun. Tertemiz bir sayfa açmak, yeni denizlere yelken açmak ve yeni şeyler söylemek için yaparsınız, düşünürsünüz bunu.

Ne yazık ki kurtuluş değildir bu. Kaçmak istersiniz ama bir şeyler sizi hep oyalar, geciktirir, fikrinizi gerçekleştirme konusunda müsade etmez size. Belki yaşanmışlıklar engeldir size, belki de sizi bağlayan, ayakta tutan birilerinin varlığı. Ama kaçamazsınız, kaçmak istersiniz ama yapamazsınız bunu. Kaçmak hep ulaşılmaz bir hedef olur, silinir ve kaybolur gider.