Bizi Biz Yapan Güzelliklerimizden Yaralarımıza

Kalben’in güzel bir şarkı sözüyle başlayalım o zaman: “Yarayı unutturur, yarayı kapatan aşk yaradan da derin.” İçimde bir yerlere çok fazla dokunuyor bu cümle belki ahenginden belki fazlaca doğruluğundan…Peki sebebi ne içimizde açtığımız bu yaraların ya da bir sebebi var mı? Bazen koskoca bir sevgi büyütüyoruz içimizde bizim dünyayı tertemiz görmemizi sağlayacak kadar duru. Bazen çok saygı duyuyoruz bazen ise sonsuz inanıyoruz…Sonra gerçeklerimizden kopuyoruz belki bile isteye yapıyoruz bunu belki de anın büyüsüne kapılıyoruz. Bazen o dupduru duygu hırçınlaştırıyor bazen savurup atıyor. İşte yaralarımız tam da içimizdeki devleşen duyguyla ayaklarımız sımsıkı yere basarken, gün geçtikçe güçlü hissettirirken bir anda olduğunu sandığımız ama tohumları çok derinlerimize işlenmiş sarsılmalarla yüzleştiğimizde başlıyor. Tam o an ne geçmişe gidebiliyoruz ne de ilerleyebiliyoruz. İşte belki de yaralara sahip olma sebebimiz o güne kadar inandırıldığımız, içimizde yeşerttiğimiz her güzel saniyeye tutunma çabamız. Kestirip atamıyoruz, aslında atmalıyız hatta ders almalıyız. Koskoca bir döngü çünkü bu bizler için, dünya için. Aşk diye bahsettiğimiz kargaşa ise hepimiz için farklı ve başka bir yazımın konusu olacak kadar geniş ama şu ortak noktada buluşabiliriz ki aşk ; herhangi bir yarayı kapatabilecek kadar güçlüyken bunu daha büyük yaralar açarak yapar…

Sarsılıp yere düşmekten dizleri kanayan,
İçindeki yaraları saklamak için kahkahalara boğulan ve
Hâlâ aşkın gücüne inanan
Bizler;
Bugünlük ‘hepimizin avuç içlerine öpücük’
Sevgi ve güzellikle kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir