Black Mirror 1. Sezon 1. Bölüm Yorumlarım

Sosyal medyanın ve dahası internet aleminin sanıldığı kadar ”entertainment” tabanlı olmadığını yüzlerimize tokat gibi vuran Black Mirror efsanesinin ilk sezonun ilk bölümünde işlenen konu bunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu bakımdan ilk sezon ilk bölümü ayrı ele almak gerekiyor. Kısa bir özet geçelim:

Dizinin açılış sahnesinde Başbakan, gecenin bir yarısında gelen telefonla uyanıyor: Prenses kaçırılmış! Apar topar kurmaylarının yanında kendini bulan Başbakan, gönderilen şantaj videosunu saniye saniye inceliyor. Tabi kurmayları daha önceden videoyu izlemiş olduklarından bihaber Başbakanı önceden uyarıyorlar. Şantajın ne olduğu konusunda bir fikri olmayan Callow, daha sonra kendisine sunulan sansasyonel teklifi duyuyor: Ya domuzla cinsel ilişkiye girecek ya da Prenses ölecek!

Bu beklenmedik türdeki şantaj Callow‘un elini kolunu da bağlıyor. Bir videomaker tutan ekip Başbakan’ın kafasını bir başka oyuncuya giydirerek işin içinden sıyrılmayı planlıyor ancak Prenses’in kesik parmağının UKN’e gönderilmesiyle çabalar da sonuçsuz kalıyor. Başbakan mecbur stüdyonun yolunu tutuyor ve domuzla ”canlı yayında” cinsel ilişkiye giriyor.

Burada benim ilgimi çeken nokta Prenses’in parmağının kesilip UKN‘e gönderilmesinden önce halkın isteği başbakanın kesinlikle domuzla cinsel ilişkiye girmemesi yönündeyken Prenses’in parmağının UKN Stüdyolarına gönderilmesi sonrasında halkın büyük oranda Başbakan’ın domuzla ilişkiye girmesi yönünde fikir değişikliğine gitmesi oldu.

Öte yandan dizide verilmek istenen asıl mesaj şu: Ne nükleer silah, ne askeri güç, ne diplomatik bir kriz ne de ekonomik savaşlar, hiçbiri sosyal medya kadar tehlikeli değiller. Gece yarısı upload edilen bir video, tüm ülke hatta tüm dünya gündemini bir anda değiştirebilir, ülkenin siyasi kaderini değiştirebilir, tüm dünyayı belirli bir süre için ekranlara kilitleyebilir. Gerçekten, Başbakan’ın ne radikallerle ne de İslami örgütlerle bir ilişkisi yoktur ancak ilk sezonun ilk bölümünde verilmek istenen ana mesajın destekleyici mesajı da bu: Kim olduğu ya da tehdidin hangi kaynaktan geldiği önemli değil, asıl önemli olan tehdidin inanılmaz bir hızda ilerlemiş olması. Nitekim son sahneden videonun 1.3 milyar etkileşim adlığından söz ediliyor.

Öte yandan yine son sahnede, olayın yıl dönümünde Başbakan ve eşi normal yaşantılarına devam ediyor, Prenses ise hamile. Her şey olağan seyrinde devam ediyor. Ta ki objektiflerden uzaklaşana kadar. Callow, kapıyı kapattıktan sonra eşine sesleniyor ama eşi onla konuşmadan yukarı, odasına çıkıyor. Bir mesaj da burada: İnternet, tüm insanlar için potansiyel bir tehdit, hayatınızın tıpkı bu örnekte olduğu gibi bir anda kararabilir. Ne kariyeriniz, ne güçlü bağlantılarınız ne de geçmiş yaşantınız bunun önüne geçebilir. 

İnternet insanlığın en büyük icatlarından ancak kontrol edilmediğinde sonumuzu getirecek kadar kötü de olabiliyor. Black Mirror, bunları mükemmel düzeyde anlatan bir şaheser.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir