Bozuk Para Hastalığı

Kimilerinde bu bir hastalık, kimilerinde takıntı, kimilerinde ise ileri derecede bir saplantı: Bozuk para almama hastalığı. Ülkemizde metal paraya karşı bir antipati gelişmiş. Kimse metal para almak istemiyor. Ağırlığından ve cepte durduğu an vermiş olduğu rahatsızlık hissi olsa gerek kimse taşımak istemiyor. Sokak başlarını mesken tutan tinerci, dilenci vesaire gruplara da para vermek istemeyen bu kullanıcıların son sığınağı olmuş.

6.5 TL tutan alışverişine 10 TL uzatmak istemeyen bozuk para hastaları, o gün bir şekilde ellerine geçen ve lanetli “para”lardan 1.5 TL daha uzatıp, para üstü olarak 5 tam TL almayı misyon, vizyon ve değeri yapmış.

Esnafta da yine aynı sıkıntılı hal devam etmekte. Nazaran seyrek görülen bir hastalık olan esnaf bozuk para hastalığı ise 10-20 kuruş para vermek yerine, para üstü olarak büfenin ya da vitrinin hemen önünde bulunan sakızlardan uzatmayı daha çok tercih ediyor.

Kredi kartı kullanımı ile birlikte, bozuk para kullanımı da hayli azalmış durumda. Geçenlerde bir televizyon kanalında yer alan habere göre esnaf da nakit para gelmediğinden şikayetçiymiş.

Bozuk paranın illetli ve lanetli olarak tanımlandığı ülkemizde yukarıda da bahsettiğim gibi, bu görevi kendine “misyon ve vizyon” olarak addetmiş insanların sayısı bir hayli fazla. Çareyi bulduğu bir dükkan, mağaza gibi yerlerde hemen yok etmekte ya da nakite çevirmede buluyor.

Naçizane tavsiyem, bir kumbara alın ve rahatsız olduğunuz tüm bozuk paraları onun içine atın. Uzun bir müddet bekleyin. En az 1-2 yıl geçtikten sonra, hastalığı bu derece yüksek olan insanların hatırı sayılır paralar biriktirdiği görülecektir. Velhasıl paranın bozuğu, tamı olmaz.

1 kuruşu olmayanın iki kuruşu olmaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir