Herkes Bana Bakıyor!

Hani olur ya böyle oldukça kalabalık bir ortama girmek zorundasınızdır. Bu bir konferans salonu olabilir, kafe olabilir, sınıf olabilir, işte herhangi kalabalık bir yer düşünün. Herkes içerde, siz hariç. Siz birazdan kapıyı açıp içeriye gireceksiniz ve korkunç durum başınıza gelecek. Tüm kafalar kapıya yönelecek, siz içeriye girerken herkes sizi baştan aşağıya süzecek, bazıları göz ucuyla, bazıları umursamaz bakışlarla bakacak, bazıları da yiyecek gibi üzerinize kilitleyecek bakışlarını. O an dik durup umursamaz davranarak yürümeye çalışacaksınız. Tam karşıya bakacak ve ilk gördüğünüz boş bir yere oturmak isteyeceksiniz. (Belki sonrasında daha güzel bir yeri görüp üzüleceksiniz ama yerinizden kalkamazsınız, bir daha o bakışlarla mücadele edecek gücü kendinizde bulamazsınız.) Yürürken aklınızdan ‘keşke yanımda biri olsaydı, konuşarak güç bulsaydım’ diye geçireceksiniz, içinizde fırtınalar kopacak çünkü yanlış bir adımda ayağınız takılabilir, herkes size gülebilir. ‘Acaba nasıl görünüyorum? Kıyafetim düzgün mü? Peki ya makyajım? Şalımın önü de bozulmadı değil mi?’ Bir sürü, bir sürü şey düşünürken cool görünmeyi nasıl başarıyorsunuz, siz de şaşıracaksınız.

Ve nihayet boş bir yer çarpacak gözünüze. Hemen oturup bu gerilime son vermek için koşar adım gidip oturacaksınız. Etrafa çaktırmadan bakışlar atarken, döktüğünüz terleri kimsenin görmediğini düşünüp rahatlayacaksınız. Bazıları birbiriyle fısıldaşacak, benim hakkımda mı konuşuyor bunlar deyip huzursuz olacaksınız. Tanıdık bir yüz. Tanıdık bir yüz arayacak gözleriniz. Kurtarıcınız nerede? Çantadan hemen çıkarıp, telefonunuzla oynamaya başlayacaksınız. İşte şimdi soyutlanmış gibisiniz. Kimse size bakmıyor, sizinle ilgili konuşmuyor ya da siz artık uğraşacak bir şey buldunuz.

Hangimiz bu gerilim dolu sahneyi yaşamadık? Korkunç kısa filmimizin devamını siz getirin. Tanıdık biri omzunuza dokunur, yanınıza oturur, gerilim anı son bulur gibi gibi gibi..

Ya da ben bir şey itiraf edeyim sevgili okur, bazen bu gerilim anına girmemek için telefonumu sessize alıyorum, kulağıma dayıyorum ve biriyle konuşuyormuş gibi yapıp kendi kendime konuşuyorum. Yo delirmedim, bu da benim bazen bakışlarla mücadele ediş şeklim! 🙂

Zeynep Acar

Öğretmen&kendince yazar

  • Yorumcukız

    Yazınız çok samimi olmuş bende telefon taktiğini bazen uyguluyorum