Çuval Olayı Nedir?

Çuval olayı ya da çuval hadisesi olarak da bilinen gelişme, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dönem siyasi krize neden olmuş; konu iki ülke arasındaki gerginliğin bir yansıması olarak tezahür etmiştir. 4 Temmuz 2003 tarihinde Irak’ın Süleymaniye şehrinde bir binbaşı idaresindeki karargâh kuran 11 Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu ve konuğunun o sırada Irak’ta bulunan ve işgal güçlerinin bir parçası olan 173. Hava İndirme Tugay’ına bağlı askerler ve yanlarında bulunan Peşmergeler tarafından başlarına çuval geçirilmek suretiyle alıkonulmaları ve 60 saat rehin tutulmaları, Çuval Olayı olarak bilinir. Konu, İngilizcede ise Hood Event olarak bilinmektedir.

173. Hava İndirme Tugayı’nın operasyon için Amerika Birleşik Devletleri’nin en önemli milli bayramı sayılan 4 Temmuz Bağımsızlık Günü’nü seçmeleri, operasyonun yapıldığı günün Cuma’ya denk gelmesi, krizi hızlı bir şekilde çözecek ve diplomatik bir karara bağlayacak yetkili Amerikan makamlarına ulaşım sağlanamaması, Türk askerlerinin bu nedenlerden dolayı 60 saat rehin bekletilmeleri, Amerikan askerleri tarafından Türk askerine yapılan küçük düşürücü hareketlere başvurulması gibi konu başlıkları, Çuval Olayı’nın başlı başına bir provakasyon olduğu görüşlerini güçlendirmiştir.

Olayın Geçmişi

Olayın kaynağı olarak Amerika Birleşik Devletleri’nde Şahinler olarak da bilinen Neo-Conlar grubunun Irak’ı işgalde Türkiye topraklarını kullanma konusunda ısrar etmesi ancak Türkiye Büyük Millet Meclis’inde yapılan oylamada tezkerenin reddedilmesi gösterilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’nin asker bulundurma ve gönderme tezkeresini reddetmesi üzerine Türkiye üzerinden Irak’ı işgal edememiş ve işgal için Basra Körfezi’ni kullanmak zorunda kalmıştır. Amerika’nın Irak’ı işgalinin 3 trilyon dolara mal olması, işgalde beklenenden fazla direnişle karşılanması, Amerikan dolarının büyük değer kaybı yaşaması ve petrolün varil fiyatının 20 dolardan 100 dolara fırlaması sonucunda Bush yönetimi, bir sonraki Meclis ve Senato seçimlerini kaybetmesine neden olmuş ve ABD Savunma Bakanlığı’na Robert Gates getirilerek, Neo-conlar tasfiye edilmiştir.

Gazeteci ve yazar Turan Yavuz’un iddiasına göre Çuval Olayı, dönemin Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakan Yardımcısı ve Amerikan Girişim Enstitüsü kurumunun üst düzey yöneticilerinden olan Paul Wolfowitz tarafından başlamış ve baskının 4 Temmuz tarihinde gerçekleşmiş olması ve o günün de Cuma’ya denk gelmesiyle Amerikan diplomatların Türk yetkililerin telefonlarına cevap veremeyecek olma ihtimali de göz önünde bulundurulmuştur.

Wolfowitz’den Irak İşgal Yönetimi Başkanı Paul Bremer’e ve oradan da Wolfowitz’in AEI’dan Irak’a gönderdiği Michael Rubin’e uzanan yeşil ışığın son adresi, Kerkük’teki Albay William Mayville oldu. Süleymaniye’deki operasyon, IKYB lideri Celal Talabani’nin Bağdat’ta Amerikalılara verdiği bir bilgi ile başladı ve Amerikan istihbaratı, operasyon için Kuzey Irak’taki ‘Türkçe konuşmaları’ dinlemeye aldı. Bu dinlemeye bölgedeki tüm Özel Kuvvetler’in haberleşmeleri de dahildi. Wikileaks belgelerine göre Celal Talabani, Amerikalı işgal güçlerinin Kerkük Valisi olarak atadığı bir Kürt’e Türkler tarafından suikast düzenleneceğini ihbar etmişti. Olay Celal Talabani’nin oğlu, Bafel Talabani tarafından kameraya alındı.

Olay Nasıl Gerçekleşti?

Çuval olayında Türk askerleri ve konukları ile birlikte Süleymaniye’de kızını arayan bir İngiliz sivil de tutuklanmış ancak Irak’ın başkenti Bağdat’ta 15 gün hapiste tutulduktan sora bırakılmıştır. Michael Todd adındaki bu şahıs ülkesine döndükten sonra ABD’ye 10 milyon dolarlık bir tazminat davası açmıştır. Olayda iki görüş vardır;

Birinci Görüş: ”Eyleme kolaylıkla karşılık verebilecek eğitime ve cesarete sahipken, Türk binbaşı bilinçli bir şekilde emrindeki askerlerin en doğal tepkilerini frenlemeyi başarmış, bir çatışma yaratmanın kolaylığını ve sıradanlığını aşmış, bunun bir eziklik olmadığını, davranışının muhatabıyla kıyaslanmayacak kadar büyük bir cesaret ve öz-güven gerektirdiği sonraki gelişmelerle ortaya çıkmıştır.”

İkinci Görüş: ”Bir Türk subayı hiçbir durumda teslim olmamalıydı, emrindeki askerlerle beraber sonuna dek gerekeni yapmalıydı.”

Çuval Olayı Hakkındaki İddialar

Irak’ın ABD tarafından işgal edilmesinin ardından 10 Nisan 2003 tarihinde Kerkük’ün; 11 Nisan 2003 tarihinde Musul’un tapu kayıtlarının saklandığı devlet dairelerinin peşmergeler tarafından basılarak yakılması öncesinde söz konusu bu kayıtların Süleymaniye’de bulunan Türk kuvvetleri tarafından kopyalanarak Türkiye’deki bazı makamlara gönderildiği, Çuval Olayının asıl nedeninin de bu olduğu öne sürülmüştür.

Genelkurmay İstihbarat Daire eski Başkanı emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin’in, bir dönem tartışma yaratan ve çok konuşulan kitabı “Dikkat Cemaat Çıkabilir KOZMİK ODA”da yer alan iddia, baskın sırasında ele geçirilen ve bölgedeki Türkmenlerle ilgili arşivde bulunan yerel liderlerin suikast ve şaibeli trafik kazası neticesinde öldükleri yönündedir.

Etkileri

Çuval Olayı bugün de zaman zaman gündeme gelen Türk siyasi tarihinin en büyük kriz ve utançlarından biridir. Olay, Kurtlar Vadisi Irak adlı sinema filminde de işlenmiştir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir