Empati: Aynısını Biz Yapmış Olsaydık

Hepimizin bildiği üzere Hollanda ile bir dizi diplomatik uyuşmazlıklar yaşadık geçtiğimiz günlerde. Oldukça hassas bir konu olduğundan dolayı nedenlerini ve nasıllarını kendi içimde de olsa biraz tutucu değerlendirdim. Olayların henüz buharı üstünde olmasına rağmen, ilk günkü etkisi kaybolmuş durumda. Dediğim gibi en güzel kararlar fırtınalar dindikten sonra verilir. Düşüncelerin sağlıklı olabilmesi için de yine fırtınasız bir ortam gerekir. Olaylar başladığın beri aklıma takılan bir sorundan bahsetmek istiyorum sizlere, daha doğrusu bir soru: Aynısını biz yapmış olsaydık ne olurdu.

Şimdi Hollandalı yetkililer, Türkiye’ye gelmek istediklerinde aramızdan bir yetkili diplomat çıkıp ‘gelmeyin arkadaşım, bakın peşinen söylüyoruz sizi içeri almayız‘ deseydi ve buna rağmen Hollandalı yetkililer Türkiye’ye giriş yapmak isteseydi ve de girseydi ne olurdu? Hollandalılara bakışımız değişir miydi? Ya da ‘nasıl olsa diplomatlar canım, ne olacak bak aralarında bakan biri de varmış’ dermiydik. Yoksa sonuna kadar, Türkiye’nin Hollandalı yetkilileri içeri almamasına destek mi verirdik?

Şu anda Hollanda’nın yaptığı -ülkedeki faşist kesimin desteğini alan partinin prim yapması- gibi, ülkemizde de bazı partiler bundan prim yapabilir miydi? Ya da ‘öyle şey olur mu bakın bu uluslararası hukuka aykırı’ deyip gayet rasyonel bir adım mı atardık. Bu tabi ki ülkelerin belirli bir seviyede aklıselim olması ile doğru orantılı gelişir. Aklıselim olmak ve rasyonel kararlar vermek ise çoğu zaman eğitimden geçer.


Şöyle bir örnekle kaldığımız yerden devam edelim. Şimdi bir Türk polisi ve elinde iplerini tuttuğu köpeği Türkiye’de yaşayan ve bu olaylardan sonra sokağa dökülmüş olan bir Hollandalının bacağını ısırmasına bilerek göz yumduğunu düşünün. Ve hemen bir soru soralım. Bu videoyu en azından çoğumuz seyrettik. Burası tamam şimdi bu videonun Türk kanallarında teşhirini mümkün müdür? Hangi özgürlükçü ve tarafsız medya savunucu kişi ya da kurum o videoyu yayabilir? Kimse. Ve hemen hemen yakın bir örnek. Türk polisi ayaklanmada Hollanda uyruklu bir gazeteciyi darp etse yine aynı şekilde bu hareket Türk halkına lanse edilir miydi?

Ve en can alıcı örnekle devam etmek istiyorum. Malumunuz bir deli, evet gülmeyin olsa olsa delidir, deli cesareti göstererek Hollanda Büyükelçiliğindeki Hollanda bayrağını gönderden indirip Türk bayrağını göndere çekmişti. Ve aramızdan bazıları bu delinin yaptığını bir ‘cesaret’ ve ‘hınç’ olarak değerlendirdi. Şimdi asıl sormak istediğim soru şu: Tam tersi olaylar olsa ve yine bu olaylar kadar gelişseydi ve Hollanda’da yaşayan bir insan, daha doğru bir ifadeyle bir deli, Hollanda’da bulunan Türk Büyükelçiliğindeki Türk bayrağını indirip yerine Hollanda bayrağı taksa ne olurdu? Hükümet bazında sormuyorum. Ne düşünürdük? Halk olarak biz ne derdik? Şimdi Pollyannacı olmamak gerekiyor. Eminim ki hiçbirimiz çıkıp şu ifadeleri kullanmayacaktı: “Yahu o bir kişinin yaptığını neden tüm ülkeye mal ediyoruz. Olsa olsa delinin biridir, bu kadar”

Ve Türkiye karşılaştığı bu ‘anormal’ tepki ve ihtiras karşısında şu anda Hollanda’nın yaptığı gibi Avrupa’nın desteğini almaz mıydı? Elbette ki alırdı. Kendimizi kandırmaya gerek yok. Uluslararası arenada destek bulmak her zaman için sağlam adımlar atıldığına ya da yalnız kalınmadığına işarettir. Türkiye de buna ihtiyaç duyacaktı elbette.
Ya da yaşanan bu olaylar karşısında bir Hollanda bakanı çıkıp ‘biz sizi tarihinizde yapmış olduğunuz katliamlardan tanırız’ dese ve örnek olarak SÖZDE Ermeni Soykırımını verse ne diyecektik? Ne söylecektik? Zaten hassas ve bıçak sırtı olan konu, iyiden iyiye içinden çıkılamaz bir hal alacaktı. Örneğin Hollanda Başbakanı’nın yaptığı deli saçması bir ifade olan ‘Srebrenitsa katliamı yalandır, öyle bir şey yaşanmadı’ gibi bir tarihi olayı yalanlayıp mı geçecektik yoksa kimilerine göre zaten yapmadığımız olan bu ithamı üzerimize alınmayıp yolumuza devam mı edecektik?
Ve İran ya da Yunanistan, Türkiye’ye, Hollanda’nın yapmış olduğu olaylardan ötürü yardım sözü veya destek verir miydi? Örneğin Avusturya bu olaylar üzerine Türk bakanların seçim kampanyalarını engelleyeceğini açıklamıştı. Düşünün Avusturya ve bu çok trajikomik.




Örneklerin ardı arkası kesilmiyor gördüğünüz gibi. Tüm bu bir hafta içindeki yaşananları beyninizin süzgecinden geçirmenizi gönülden isterim. Niye Hollanda ile bu kriz oldu. Neden Hollanda? Niye bu zamanlarda oldu? Bu soruları yanıtladıktan sonra en zor işlerden birini yapın ve empati kurun: Aynı şartlar ve durumları ters değiştirin. Sonucu kafanızda kurgulayınca taşlar sanki biraz yerine oturuyor gibi oluyor. Hemen belirtmeliyim ki bu yazı da yazılanların çoğu varsayımlar üzerinedir. Amacım sadece çıkarımda bulunmaktı. Umarım bir şeyler daha net olur.

Hoşçakalın.