Foot in the Door, Gitgide Artan Ricalar Tekniği

Foot in the door, iknanın en önemli tekniklerinden biridir. Türkçe ismiyle gitgide artan ricalar tekniği. Hatta iknanın en ilkel yöntemlerinden biri olarak da tanımlanabilir.

Bir satış temsilcisinin karşısındaki müşteriye ilk başta küçük teklifler ve ricalarda bulunur. Daha sonra bu küçük istek ve ricaları daha büyük istek ve ricalar takip eder. İngilizce isminin mantığı şudur: Ayağınızı bir kapıya sıkıştırırsanız kapı eğer çok büyük bir karşı kuvvet olmazsa açılır. İlk önce kapıyı açabilmek için ayağınızı sokmanız lazım.

Yukarıda belirtildiği gibi en ilkel ikna yöntemlerinden biridir. Sadece tişört almak için mağazaya gelen bir kişinin satış temsilcisinin direktifleri ile mağazadan beş altı poşet elbiseyle çıkması buna örnek olarak gösterilebilir. Hayatımızın her aşamasında bu ikna yöntemiyle karşılaşırız. İlk başta reddedemeyeceğiniz kadar küçük bir istekte bulunulur ve daha sonra siz farkında olmadan ya da farkında olaraktan da daha büyük ricaları kabule yanaşırsınız.

İlk başta büyük ve kabul edilemeyecek bir teklif çoğu zaman reddedilir. Örneğin yedek parça sormak için bayiye gelen bir müşteriye yeni çıkan bir otomobili satmak ya da satmaya kalkmak gibi. Bu da bir ikna yöntemi olmasına rağmen foot in the door kadar etkili bir yöntem kesinlikle değildir.

İnsanın algısı küçükten büyüğe doğru sıralanan mantıksal örgüleri ayırt etmekte, zıttına göre zorluklar yaşar ve bu durum genel anlamıyla insanlar tarafından bilinir. Geleneksel olan bu yöntemle ürün ya da hizmetinizi birilerine satabilir ya da o konu üzerinde ikna edebilirsiniz.

Bir sonraki ikna metodlarında görüşmek dileğiyle. Şimdilik hoşçakalın…