Güç Dengesi Sistemi

Güç dengesi kavramı Uluslararası İlişkiler literatüründe çok farklı anlamlar taşısa da uluslararası sistemi tanımlamak için kullanıldığında, kavram daha çok sistem içindeki güç dağılımı durumuna ve dengeleme politikasına ilişkindir. Mevcut güç dağılımının korunması veya değiştirilmesi ve bu süreçte büyük güçler arasında dengeleme politikasının devreye sokulmasıyla uluslararası sistem biçimlendirilmiş olur. Sisteme dahil büyük güçlerin uluslar arasında işgal ettikleri konum, güç dengesinin merkezinde yer alır. Konumun sürekliliği sistemin devamını ve istikrar kazanmasını, konumundaki kayma ise sistem içinde değişimi ve yeniden şekillenmeyi beraberinde getirir. Güç dengesi sistemi tam egemen ve güç unsurları birbirine yakın en az üç büyük devlet arasında kendini gösteren bir sistemdir. 1648 Vestfalya Barışı‘nı takip eden süreçte Avrupa’da ortaya çıkmış, kıtada geleneksel olarak var olan imparatorluk sisteminin yerini almıştır.

Güç dengesi sisteminde devletlerin mutlak egemenliği tanınmıştır ve sistemin diğer yapısal belirleyicisi olan anarşi Avrupa politikasına hakim olmuştur. Egemenlik ve anarşinin gereği olarak devletler birbirlerini siyasi olarak kendilerine bağlama amacında değildir. Bu yüzden güç dengesi sistemi modern uluslararası ilişkilere geçişi simgelemiştir. Güç dengesi sistemi 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa’da sık sık hayat şansı bulmuştur. Avrupa merkezli olarak kurulmaya çalışılan sisteme dahil büyük güçler İngiltere, Fransa, Prusya, Avusturya, Rusya ve bazen de Osmanlı İmparatorluğu’dur. Sistem içinde İngiltere’nin konumu dengeleyici bir pozisyondadır. İngiltere herhangi bir büyük devletin Avrupa’da tek başına egemen konuma gelmesini engelleyici biçimde hareket etmiştir. Komuyla alakalı diğer yazılarımız;