Hangi Yaşta Ölürsek Ölelim Tamamlanmamış Cümlelerimiz Olacak

Hangi yaşta ölürsek ölelim tamamlanmamış cümlelerimiz olacak, hangi çağımızda olursak olalım hayatımızın sonunda yine birilerine bir şeyleri diyememiş olmanın üzüntüsünü duyacağız ve hayatımızı nasıl noktalamış olursak olalım, bir şeyler için çok geç kalmış olacağız.

Mesela itiraf edilememişlikler olacak, geç kalınmışlıklar ve geri dönüşü olmayan hareketlerimiz kalacak yanımızda. Kuş ölür sen uçuşu hatırla demişti şairin biri. Hayat biterdi elbet, geride söylemedikleriniz, söyleyip değiştiremedikleriniz kalırdı.

Aslında bu pencereden hayata baktığımızda bazı şeylerin içimizde gereksiz bir yer kapladığını görüyoruz, alanımızı dolduruyor ve açıkçası, en önemli olanı, başka yerlerle, başka insanlarla ya da başka şeylerle olan iletişimimizi kesiyor: Hep akılda kalıyor, hiç çıkmıyor, sürekli kurcalıyor. Ve biz bir yeminli gibi geçmiyoruz yanlarından.

Belki de sadece içimizde cümleleri tutsak ederek, onlara yeni bir yaşam alanı sunuyoruz, tamamen bize özgü, bizim besleyip büyüttüğümüz bir dizi cümle. Bu cümleye ekleyebildiğimiz her şeyi ekliyoruz: Aşk, sevgi, ihtiras, kirli zevkler ve daha nice duygu, düşünce ve istek.

Bu sözü, insan hatırından çıkarmamalı diye düşünüyorum, çok şey özetliyor ve çoğu şeyi anlatır bu söz: Hangi yaşta ölürsek ölelim tamamlanmamış cümlelerimiz olacak, ama hangi yaşta olursak olalım.

Çocuk olalım örneğin, henüz anne şefkatine doyamadığımızı belirtecektik, genç olalım örneğin henüz sevgiliye anlatamadığımız düşüncelerimiz olacak ve yaşlı olalım örneğin, henüz dünyada kalmasını isteyeceğimiz çok sözlerimiz, söyleyemediklerimiz olacak.

Söyleyemediklerimiz olacak ve biz onları bir kez daha söylemek için ikinci şans verilmeyen bireyler olacağız. Parçalanmış bir satır başı ve nokta konmuş dizelerin son elvedası bugüne bir ithaf.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir