Hayat, Satrançtan İbarettir

Hayat, satrançtan ibarettir. Herkesin 64 kareden oluşan hareket alanı, ulaşabileceği, sınırlarını zorlayabileceği küçük bir alan. Herkesin mantıklı ya da mantıksız hamleleri olur. Mantıklı hamleler, mantıksız olanlara göre biraz daha kazanmaya yaklaştırır. Ama tam olarak kazandırmaz, her an her şey olabilir ve bir anda oyun tersine döner, tıpkı hayat gibi.

Bazen erken kaybederiz, en değerli oyuncumuzu, bazen de yeri geldiğinde, bazen hiç kaybetmemiş oluruz. Dünyada da böyle değil mi? Kimi zaman sevdiklerimiz aramızdan erken ayrılırlar, bazen standart bir vakitte. Kimi zaman, öyle dostluklar, öyle sağlam İlişkiler kurarız ki, taraflardan biri ölünce, diğeri ondan arta kalanlarla mutlu olacak, hayatını devam ettirecektir.

Satrançta bazen küçük oyuncuları kaybederiz, en kolay vazgeçeceklerimizi, kaybettiğimizde üzerinde pek durmadığımız oyunculardır bunlar. Bazen yem olarak, bazen tuzak, bazen de şaşırtma olarak da kullanılabilir. Hayatta da böyle insanlarla tanışmışızdır mutlaka. Tanıdığınızda, aslında size hiçbir değer katmayacağını bilmezsiniz, fazla üzerinde durmanıza gerek yok, tamamen vakit kaybıdırlar. Ne kadar iyi faydalanılırsa, o kadar iyidir.

Satrançta hamleleriniz kadar, rakibinizin hamlelerini kestirmek de önemlidir. Neyine neyle cevap vereceğim, ne yaparsa ne yapmalıyım gibi soruları sürekli kendinize sormanız gerekir. Hayat da böyledir aslında. Düşünceleriniz ya da fikirleriniz sizi siz yapan değerlerdir. Ama hayatta kalmak istiyorsanız başkalarının da ne düşünüp ne yapacağını tahmin etmelisiniz.

Kısacası hayat sadece bir satrançtan ibarettir.