Hayata Kattıklarımız

Geçen gün yaşadığım bir olaydan bahsetmek istiyorum. Kitap fuarında gezerken bir abimize rastladım. Bizden biraz farklı, bizden çok özeldi. Tekerlekli sandalyesinin önüne koyup bağladığı kitapları vardı. Kendim yazdım diye sesleniyordu. Yanına gittim: ‘Siz mi yazdınız?’ diye gülümsedim. Belki anlaşılması zor bir sesle: ‘Ben yazdım, bu da on beşinci kitabım’ diyerek bir kitap gösterdi. Doğru okudunuz, on beş. Kitaplarını inceledim. O an aklımdan bir sürü şey geçiyordu: ‘Nasıl yazdı, ne zamandır yazıyor, nasıl mücadele ediyor, bizim hakkımızda ne düşünüyor, hayattan ne bekliyor…’ Ben incelerken hareket etmesine engel olamadığı ayaklarından biri bacağıma çarptı. ‘Özür dilerim, engel olamıyorum’ gibi şeyler söyledi. Hiç önemi olmadığını söyledim. Neredeyse ben özür dileyecektim, onu bu duruma düşürmüş, suçlu hissettirmiş gibi mahcup olmuştum. Kitaplardan birini seçtim ve aldım. Ne yapacağımı bilemezken parayı tutacak bir iki parmağını uzattı. Evet o an düşündüm ‘acaba kitapları yazmasına kim yardımcı olmuştu, kim söylediklerini yazıya dökmüştü’. Daha sonra kartını da almamı, kalan kitaplarının orada olduğunu ve sipariş edebileceğimi söyledi. Onaylayarak yoluma devam ettim.

Duygulanmıştım, o kalabalığın içinde hıçkıra hıçkıra ağlayacaktım. Hem üzülmüş hem utanmıştım. Bu abimiz nasıl mücadele ediyordu, biz her şeyden şikayet ederken o hayata bir şeyler katıyordu. Yaşadığım duygu seli beni içinde boğdu. Tüm kitaplarını almak istedim, malesef gücüm yoktu. Her şeyin kıymetini bilelim diye sizinle paylaşmak istedim. Mücadele edelim sonuna kadar, faydamız olsun birilerine bu hayattan geçip giderken. Bugün bana ders verdi güzel abim, belki yaşadığım duyguları anlatmakta yetersiz kaldım ama lütfen pes etmeyin.

Belki sizler de kitap sipariş etmek, katkıda bulunmak, mutlu etmek istersiniz diye karttaki bilgileri buraya bırakıyorum. Sevgiler.

Kitap siparişi için: erdalyalcin.info

Mail: [email protected]

[email protected]

Zeynep Acar

Öğretmen&kendince yazar