Her Şey Ben Küçükken Oldu

mevsim güz aylardan eylül günlerden hüzün diye başlasam bir yazıya çok klişe olur sanırım. ama eylül ne yapayım hüzün çarpıyor insanı…dökülen yapraklar misali uçup giderken dallarımdan umutlar birine çarparda mutluluk olarak geri döner diye bekliyor…umut belki ayakta tutan bilmiyorum arada sonbahar yağışları dökülüyor gözlerimden ve intihar ediyor Herbir gözyaşı ile birlikte hayallerim..ben hayatın gerçekleri ile savaşan küçük kız,yani öyle söylerdi ,Büyükler ve ben imrenirdim onlara en fazla bacak boyları kadardim. Eskiden büyüyüp yürüye yürüye dünyayı tüketmek isterdim dünya yuvarlakmış öğretmenin söyledi yürüyerek bitmedigini büyüyünce öğrendim. Ilköğretim de eğitim ve öğretim alıyoruz ya bana insanların kötü olduğunu öğretmediler ve beni onlara karşı eğitmediler onu geç bana insanları sev dediler ve ben mezun oldum hemde birincilikle ben bu durumda böyle isem ya sınıfta kalanlar onların daha mı çok yanıyor acaba canı…Aylardan eylül ve ne demişti Orhan veli beni böyle havalar mahvetti ekleme yapmak istiyorum böyle havalarda insanları sevmeyi bıraktım ben​… gökyüzünde bulutlarla paylaştım anılarımı ve rüzgar aldı hüzünlerimi başka diyarlara başka diyarlardan uçup gelen umutlar üşüttü ruhumu ve insanları tanıdıkça utandım hapsoldugum bedenden… bir çınara yasladim omzumu yaprakları yağmurum oldu sağanak şekilde ve ben o çınar ağacı altında yıldız olmayı diledim bir gün bir umut için kaymayı. Yıldızlar da ölür demişti öğretmenim ben küçükken ,ruhları da ölürmüs insanların büyüyunce anladım bize üçgeni öğrettiler hayal kurmak yerine o sadece peynirin şeklini anlamak için ise yaradi ve ben her derste sevmeyi ve değer vermeyi anlatmak isterdim ogretmen olsaydım …

İlginizi Çekebilir:  Düdüklü Tencereden Korkulur Mu?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

e sigara