Herkes Kitap Okursa Ne Olur?

Bir ülke düşünün ya da bir topluluk: Herkesin kitap okuduğu, hiçkimsenin elinden kitap düşmediği, kitap okumak için birbirleriyle yarışan insanlar olsun. O insanlar ki kitap okumaya kendilerini mecbur hissetsinler. Ne olur: Herkes kitap okursa ne olur?

Herkesin kitap okuduğu bir toplumun inşası mümkün müdür? Mümkünse o toplumum siyasi, toplumsal ve kültürel alt yapısı, düşünce şekli veya dünya görüşü Ne olurdu? Kitapları insanlar okurlar; ama kitaplar insanları okuyamazlar. Çok kitap okuduğunuz zaman kendinizde bir değişimin doğal olarak olmasını, aniden bir şeylerin değişmesini beklemek sihirli değneğin varlığına inanmak gibidir: Boşunadır.

Kitaplar yalnızca yol gösterici kutsal, beşeri yapıtlardır. Kimisi öznel kimisi nesnel; kimisi taraflı kimisi tarafsız değerler taşırlar. Bir toplumun tamamının kitap okuduğunu düşündüğümüzde aklımıza gelen soru şu olması lazım: İnsanlar kitapları ne olarak görüyorlar, kitap sadece bir amaç mıdır?

Elbette ki herkesin kitap okuduğu bir toplumda gerçek anlamda kitap okuyan, kitapla yaşayan insanların değeri körelmeye mahkum edilir. Ve sizce de bir toplumda kitap okuyan insanın değeri, ne kadar çok kitap okumayan insanın varlığı ile ilgili değil midir? Örneğin bir toplumda herkes kitap okumadığı için değersiz, okuyan da değerli mi olmak zorundadır.

Şüphesiz kitap, yalnızca bir kriter değildir. Kitap okuyan bir insanın değerini ve hatta kitabın değerini ancak ondan yoksun olan kitlelere ve rakamlara göre anlarız. Bu sayede kitaplara daha çok sarılmak isteriz. Neden kitap okuruz sorusunu, farklılaşmak ve sıyrılmak olarak cevaplayabiliriz. Çünkü kitap bir farklılıktır. Herkesin kitap okuduğu bir toplumda farklılıktan bahsetmek de olanaksızdır. Bir devirde kitap okuyanlar kadar kitap okumayanların da olması, düşüncelerini paylaşması gerekir. Sorun: Kitap okumayanların sesi, okuyanlardan daha gür çıktığında başlar. O yüzden bir toplumun ilerleyememesinin asıl mümessilleri kitap okumayanlar kadar, sesleri çıkmayan kitap okuyucuların sinikliğidir.