Hiç Kendinizden Yaşça Büyük Birine Aşık Oldunuz mu?

Hiç kendinizden yaşça büyük birine aşık oldunuz mu? Öyle yaşça büyük dediğime bakmayın. 3-4 yaş. Kendinizden ya da en fazla 5 yaş büyük birine. Yani bir jenerasyon farkı olmayacak kadar küçük bir yaş aralığı, hani ünlü evliliklerinden farklı olarak kendinizden yaşça büyük birine hiç tutuldunuz mu?

Cevabınızın hiçbir önemi yok. Biraz anlatayım. Kendinizden yaşça büyük birilerine aşık olmak, biraz imkansız aşkı istemek gibi bir şey. Hani her şey hazır olsa doğanın size bir çifte standardı var. Her şey oldu ama yaş? Yaş önemli.

Kuşak farkı olacak kadar bir yaş olmasa da arada geçen zamandaki tecrübe ve görmüşlük farkı sizi tedirgin eden büyük bir realite olup çıkıveriyor.

Kendinizi onun yerine koyuyor ama işin içinden çıkamıyorsunuz. Onu aslında bazen vizyonsuzlukla suçladığınız da oluyor. Nasıl olur da kendinden yaşça küçük birine aşık olmayı kabul eder ki?

Hem malumunuzdur gelenek diye bir şey var. Örfler adetler; hepsi size engeller. Hem milletin ağzı torba değil ki büzesin.

Kendinizden yaşça büyük birilerine aşık olduğunuzda, kendinizi daha ciddi bir aşık zannedersiniz. Aşık olmayı en çok yaşça büyük birileri anlar zannedersiniz. Nasıl söyleyeceğinizi hayal eder tepkiden bir dağcının çığdan korktuğu kadar da çekinirsiniz ayrıca.

İtiraf, en son çaredir belki ama bu son çareyi kendinize saklamayı daha çok tercih edersiniz.

Mesela 20’li yaşlarda sevmişseniz, muhtemelen kendinizden yaşça büyük aşığınız, iki ya da üç sene sonra evlenecektir. Bu size omuzlarınızda koca bir yükün vicdani ağırlığını her geçen gün artırır bir fiziksel yorgunluğa iter. Umutsuzluk, mazoşistlik, acıdan zevk alma baş gösterir ama siz imkansız aşklar İçin yaratılmışsınız. Kaçış yok.