İnsan Neden Nefret Eder?

Hiç birilerinden nefret ettiniz mi? Bu sorunun muhtemel cevabı evet olacaktır. Peki nefret duygusunun kaynağı nedir? Nefret duygusunu basit düzeyde düşünerek insanın kendi doğasını korumaya çalışmasının en üst düzeydeki tezahuru olarak nitelendirebiliriz.

En çok tartışılan ve ümit edilen isteklerden biri de tüm dünyada sevgi ve barışın hakim olmasıdır. Rasyonel düşünmekten fevkalade hoşlanan biri olarak ve üzülerek söylüyorum ki bu tam mânâsı ile imkansız bir durumdur. Hatta bazı düşünürlere göre; ‘Nefret kalbi ısıtır.’ Bu görüş kadar ileri gidemeyeceğim. Fakat şunu söylemeliyim ki nefret bazen gereklidir.

Şöyle düşünmeniz fikrimi olgunlaştırabilmem için yeterli olacaktır; Size birisi gerçekten de kötü niyetler güderek zarar vermeye çalışıyor ise sizin ondan nefret etmeniz. Bu durumun ciddiyetini unutmamanıza ve sizin o kişiye karşı gerçekten takınmanız gereken tavırı bilmenize yardımcı olacaktır. En güzel dengeli olmak, her zaman aşırı olmaktan kaçınmak sizin gerçekten de riskli durumlardan koruyacaktır.

Bu konuda Thomas Hobbes’ın sözü beni gerçekten düşünmeye sevk etmektedir: “Homo humili lupus.” Yani; ‘İnsan, insanın kurdudur.’ Dünyanın her yerinde bu böyledir. Sevgi olan yerde nefret, nefret olan yerde sevgi ibaresi mutlaka görürsünüz.

Herkes kendi çıkarona hareket ediyor. Başka bir deyişle, dünyanın kanunu bu. Yapacak hiçbir şeyimiz malesef ki yok. Dünya varolduğu sürece bu böyle devam edecektir. En güzel anıların içinde bile biraz da olsa nefret var olacaktır.

Teknolojik Deli

Montaigne'e çıraklık yapıyordum, kovuldum. Biraz okuduktan sonra neden kovulduğumu anlayacaksınız.