İntifada: Filistin’in Özgürlük Savaşı

Gazze ve Batı Şeria’daki Filistin halkı 1987’nin Aralık ayında İsrail işgaline karşı bir ayaklanma başlattı. Başlangıçta isyanın Tunus’ta bulunan FKÖ karargahının bilgisi dışında bir halk hareketi olarak geliştiği öne sürüldü. İntifada işgali sonlandırmaya yönelik son derece disiplinli bir sivil itaatsizlik eylemi olarak başladı. Ateşli silahların kullanılması yasaklandı. Hareket zırhlı İsrail araçlarına taş atmak, kontrol noktalarında direnmek, kitlesel sokak gösterileri, kepenk kapatma ve benzeri direniş biçimleri içeriyordu.

Hz. İbrahim’in Ayak İzlerinde OrtaDoğu, Altan Tan

İntifada nasıl başladı?

1982 yılında İsrail’in Lübnan’ı işgal etmesinin ardından burada örgütlenen Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Lübnan’dan çekilmek zorunda kaldı. FKÖ, Tunus, Yemen ve Cezayir gibi ülkelerde faaliyetlerine devam etmeye karar verdi. Fakat 1967 Arap-İsrail Savaşı’nda İsrail’in işgal ettiği Batı Şeria ve Gazze’den uzaklaşmak zorunda kalan FKÖ’nün tekrar yurda, Filistin’e, dönmesi gerekiyordu. Gazze ve Batı Şeria‘daki Filistin halkı İsrail yönetimine karşı ayaklandı. 1987 yılının sonunda başlayan bu olaylara Filistin halkında büyük kıpırdanmalara yol açtı. Cebeliye mülteci kampında İsrailli askerlerin kamp içerisindeki 4 Filistinliyi İsrail ordusuna ait araçla çarparak öldürmesi, İntifada’nın fitilini ateşleyen en önemli gelişmeydi. Olayların başladığı günlerde ayaklanmanın FKÖ’nün izni dışında, bir halk inisiyatifi olduğu da öne sürülmüştür.

İntifada, Arapça; silkelenip kendine gelmek, ayaklanmak anlamına gelir. İntifada, o zamana kadar görülmemiş, en büyük çapta bir ”sivil itaatsizlik” eylemiydi. Bu çerçevede Filistin halkının İsrail ordusuna karşı silah kullanması yasaklandı. Hareket zırhlı İsrail araçlarına taş atmak, işgal altındaki Filistin topraklarındaki kontrol noktalarında direnmek, kitlesel sokak eylemleri yapmak ve kepenk kapatmak gibi çeşitli sivil itaatsizlik eylemleri tüm, Filistin halkının son derece disiplinli bir şekilde yürüttüğü eylemler haline geldi.

İntifada’nın en önemli parçası Yaser Arafat’ın deyimiyle ”küçük generaller” oldu. İsrail’in İntifada’ya tepkisi oldukça sert olmasına rağmen bu büyük kitlesel sivil itaatsizlik eylemine karşı başarısız oldu. Gösteriler yalnız Arap coğrafyasında değil tüm dünyada geniş yankı buldu. Medya ve siyasi liderlerin söylemiyle sorun, küresel bir soruna dönüştü.

”İntifada süresince Filistinlilerin temel amacı, İsrail askerlerine karşı taş atarak mücadele vermek ve İsrail’in bu bölgede rahatça varlığını sürdüremeyeceğini dünya kamu oyuna gösterebilmekti. Bu süreç, Filistin mücadelesinin dünya kamu oyunda meşruiyet kazanmasına ve Filistin sorununun çözümü için somut adımlar atılmasına yönelik iradenin ortaya çıkmasına neden oldu.”

Çağrı Erhan, Özge Özkoç, Ankara Üniversitesi

 

İntifada’nın Sonuçları;
  • İntifada aynı zamanda Filistin halkının milli bir bilinç etrafında birleşmesine de zemin hazırladı. 
  • Filistin Sorunu tüm dünyada kabul edilen küresel bir sorun haline geldi. 
  • Filistin halk hareketinin yok edilemeyeceği anlaşıldı.
  • İntida’nın ardından sürgünde bulunan Filistin Hükümeti Gazze ve Batı Şeria’da bir Filistin Devleti’nin kurulduğunu açıkladı. 
  • İntifada hareketi ve akabinde yaşana politik ve toplumsal olaylar Oslo Görüşmeleri’ne zemin hazırladı. 
  • 1994 yılında yapılan Gazze-Eriha Antlaşması ve 1995’de imzalanan II. Oslo Antlaşması ile İsrail 1967 Savaşları’nda işgal ettiği Gazze’nin tamamına yakınını; Batı Şeria’nın bazı bölgelerini Filistin Hükümeti’ne bıraktı.