Hz. Ebubekir’in Halife Seçilmesi

Fil olayından üç yıl kadar sonra M 573’de doğan ve asıl adı Abdulkabe olan Ebubekir, Hazreti Peygamber’den iki-üç yaş büyüktü. Ebubekir onun künyesidir. Ebubekir’in ilk dört Müslümandan biri olduğunu Müslüman olmadan önce ticaretle uğraştığını, önemli bir sermaye sayılabilecek olan 40.000 dirhemlik servetinin büyük bir kısmını Müslüman olduktan sonra İslamiyet ve Müslümanlar uğruna harcadığını ve elinde yalnız 5000 dirhem parasının kaldığını Çoğu Siğer kitabı yazmaktadır Müslüman olduktan sonra Hazreti peygamber adını Abdullah olarak değiştirmiştir. Mekke’de sırf Müslüman olduğu için baskı ve eziyete maruz kalmış ve bu yüzden Medine’ye hicret etmişlerdir. İsra ve Miraç olayında Peygambere gösterdiği tereddütsüz tasdik ona “Es-Sıddık” ünvanını kazandırmıştı. Diğer bir lakabı ise “Atik”tir.

Peygamber onun en yakın dostu ve arkadaşıydı. Aynı zamanda Peygamber ile kızı Hazreti Ayşe’i evlendirme şefine nail olmuştu.

Peygamber vefatına yakın üç gün içerisinde cemaat ile kılınan toplam 17 vakit namazın inandığını Hazreti Ebubekire yaptırmıştı. Peygamber vefat edeceği günün sabahında kendisinden geçici bir iyilik hissetmiş odasının mescidinde açılan kapısında Ashabına gülümseyerek bakmıştı. Ebubekir de bu gelişmeden memnun kalıp ondan izin istemiş ve istirahat etmek üzere Sunh Mahallesi’nde bulunan evine gitmişti ancak aynı gün öğle saatlerinde Hazreti Peygamber aniden vefat edince Ebubekir tekrar mescide döndü ve herkezi üzüntüden ne yapacaklarını şaşırmış bir durumda buldu. Derhal Hazreti Peygamberin yattığı odaya girdi onu yüzündeki örtüyü kaldırdı ve ağlayarak anlamınından öptü. Daha sonra dışarı çıkıp Hazreti Ömer’in de aralarında bulunduğu topluluğa şöyle seslendi; “Ey insanlar kim Muhammed’e tapıyor idiyse O vefat etmiştir. Ama her kim Allah’a ibadet ediyor ise kuşkusuz Allah biridir, ölmez”

Sonrasında ise Âli İmran Suresi 144. ayeti okumaya başladı. Bu olayda gösterdiği sukunet ve sabır ile bütün insanlara örnek olmuş ve bir liderlik vasfını yüklenmiştir.

Şüphesiz ki hazreti Muhammed ilahi vahye göre Peygamberlerin sonuncusudur. Ondan başka da bir Peygamber gelmeyecektir. Fakat vefatından sonra bir halife ihtiyacına gidilmiş ve sancağa birisine devredilmesi gerektiği ihtiyacı hissedilmiştier. Kendisinden sonra vârisi olarak yazılı ve kesin bir isimle kimseyi bırakmadığı için bu konu çok tartışılmaktadır.

Henüz peygamberin defin işleri halledinmeden önce bir grup ensar saati ve olguları gölgeli nde toplanmış ve aralarındadan birini halife olarak biat etmek üzere görüşmeye başlamışlardı. Halka hitap ederek ve bir halifeye ihtiyaç duyulduğunu vurgulamışlardır. Ebubekir ve arkadaşları toplantıya tam zamanında yetişmesi çıkması muhtemel olan bir takım yeni bunalımların da önlenmesine neden olmuştur. Çünkü Evs ve Hazreç kanileleri aslında eski rekabete ne kadar İslamiyetle birlikte küllenmiş olsa da, şimdi bunlardan birini iktidar ele geçirmesi tekrar eski rekabete canlandıra bilirdi. Hazreti EbuBekir’in bütün çabaları ve halka hitabıyla bu küllenen alevleri tekrar söndürebilmek istenmişti. Peygamberin henüz defni bile tamamlanmadan çıkacak bu anlaşmazlıklar herkesi korkutmuş ve önüne geçilmeyecek durumları Müslüman alemini sokmak istememişlerdi. Bütün bu durumlar sonrasında insanlar Hazreti Ebubekir’in önemli vasıflarını dikkat ederek onun halife seçilebileceğini gözlemlemişlerdi.
Çeşitli toplantılar ve biatlardan sonra Hazreti Ebubekirin halife olması kararlaştırıldı. Halife seçilmedikten sonra ilk görevi Hazreti Peygamber’in defin işini halletmek olmuştu.

Ebubekir 2 yıl halifelik yapmış olup 634 yılında vefat etmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir