Irak Körfez Savaşı’nda Neden Yenildi ?

Tarafları göz önünde bulundurduğumuzda Irak’ın 28 ülkeden oluşan koalisyon güçlerine karlı zafer elde etmesi beklenemezdi. Irak, Körfez Savaşı’nda bariz hatalara imza atarak sonunun başlangıcını getirdi.

 

İran-Irak Savaşı 1980 yılında başlamış ve irili-ufaklı çarpışmalarla tam sekiz yıl sürmüştü. Mutlak zaferle ayrılan bir taraf yoktu ama savaşın son yıllarında İran, Amerika’dan aldığı para ve silah yardımıyla büyük başarılar elde etti.

 

Savaştan yıpranarak çıkan Irak, bozulan ekonomisini düzeltmek için ülkenin güneyindeki Kuveyt’i işgal etti. İşgalden önce Irak, dünyanın en büyük 5. ordusuna sahipti.

 

Kuveyt petrol yatakları bakımından zengin bir ülkeydi. İşgale tepkiler gecikmedi. Amerika, İngiltere ve Fransa başta olmak üzere 28 ülkeden oluşan koalisyon güçleri Irak’a hem karadan hem havadan operasyon başlattı. Irak, ağır bir yenilgi aldı. Yenilginin birkaç nedeni;

 

•İran Savaşı’ndan çıkan Irak, sayısal olarak azalmış ve daha önemlisi savaş, askerler üzerinde yıpratıcı ve ağır yaralar açmıştı. Saddam’a duyulan güvende de sarsılmalar meydana gelmişti.

 

•Saddam Kuveyt’i işgal için orduyu dinlendirme ve yapılandırmaya gitmeden Kuveyt’i işgal etmiş ve tutunamamıştır.

 

•Koalisyon güçleri hem karadan, hem havadan yürüttükleri operasyonlar sayesinde Irak ordusuna rahat hareket imkanı vermedi. Çoğunluğunu kara kuvvetlerinin oluşturduğu Irak ordusu, havadan yapılan saldırılara karşılık veremedi.

 

•Irak ordusu çölün ortasında kalmış ve saklanacak bir mevzu bulamamıştı. Savunma sistemi gelişmemiş olan Irak ordusu, Koalisyon Güçlerinin yoğun bombardımanı altında kaldı.

 

•Yalnız, tek bir silaha olan güven, Irak ordusunun sonunu getiren asıl nedendi. Saddam Hüseyin SSCB’den aldığı Scud füzelerinin ucuna kimyasal-biyolojik başlıklar takmayı amaçlamıştı. Saddam ve ordudaki askerler bu silahın çok işe yarayacağı düşüncesine kapıldılar fakat Amerikan Patriot Hava Savunma Sistemi füzeleri bombalar yere inmeden imha etti.

 

•Klasik harp taktiği uygulayan Irak ordusu daha çok ilkel ve çağdışı bir düzene ve anlayışa sahipti. Ordu standart piyade eğitimiyle donanmış bir orduydu. Ne kadar da sayısal olarak dünyanın 5. büyük ordusuna sahip olsa da asker sayısının üstünlüğü, teknolojik üstünlüğe mağlup olmuştur.

 

Şahsi ve umumi hatalar Körfez Savaşı’nın kaderini belirlemiş ve Ortadoğu savaşla yatan, savaşla kalkan, terörün beşiği bir coğrafya haline gelmiştir.

 

Bu durumun oluşmasını salt Körfez Savaşı’na bağlamak mantıksız olabilir fakat bu tarihten sonra gerçekleşen olaylar bir öncekinden daha karışık, karmaşık ve meçhul bir sarmala dönüştü.
Kaos ve kargaşa her geçen gün daha da tırmanışa geçti. 2003’teki işgal ile olaylar çok farklı bir boyuta taşındı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir