İşini Severek Yapmak

Her şeyden önce bir işi yaparken onu severek yapmak gerekir. Sevmediğiniz bir iş yerinde çalışmak, sevmediğiniz bir işi devam ettirmek zorunda kalmak ya da sevmediğiniz biriyle bir ömür tüketmek gibi eylemlerin bütünü insanı içinde yaşadığı zaman ve mekandan soyutlayan ağır birer yüklerdir. Öyle ya “var mı daha ağır yük: Zamanı çekmek kadar?

Örneğin bir öğrenci okula severek gitmeli; gittiği okulu beğenmeli, okuduğu bölümü benimsemeli ya da öğrenci olduğundan memnun kalmalıdır. Yine aynı şekilde bir memur, işine severek gitmeli, iş yerinde vakit geçirdiğinde mutlu olmalı ya da işi ona bir külfet olmamalı.

Biz iyi olursak herkes iyi olur. En başta kendi ruhi mücadelemizi kazanmamız gerekir. Biz, kendi mücadelemizi kazanamazsak çevreyle olan savaşımızı sürdüremeyiz. Ne kadar kararlılıkla devam edersek o işi daha çok hakkıyla yaparız. Sebat etmek gerekir; bir işi sürdürmek her şeyden önce sabır gerektirir.

Öte yandan insan hep bir arayış içinde olmalıdır. Neyi? Doğruyu, güzel olanı, sevdiği şeyleri, ideal bir yaşamı vesaire. İşini severek yapan biri, o işini sanat haline getirir. Bakın zanaat değil, başlı başına bir sanat.

Martin Luther King’in kendisiyle özdeşleşen efsanevi bir sözü vardır. Bu yazı bana daha çok bu sözü hatırlatır:

“Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse, Michelangelo’nun resim yaptığı, Beethoven’in beste yaptığı veya Shakespeare’in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürün ki gökteki ve yerdeki herkes durup ’Burada işini çok iyi yapan, dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş’ desin.”

Örneğin bir lokantaya gittiğinizde işini severek yapan biri hemen dikkatinizi çeker ya da bir mağazaya girdiğimiz vakit işini severek yapan bir satış danışmanı kendini hemen belli eder. Kendisi farkında değildir belki ama dışarıdan bu çok rahat bir şekilde anlaşılabilir. Örneğin memnuniyeti ve başkalarını memnun etmeleri buna bir kanıttır.

Mesela bunu ilişkilerde gerçekten seven tarafın halinde de görürüz. Gözleri ışıl ışıl; kalbi heyecanla doludur. Başka bakar mesela diğer insanlara baktığından. Fazla değer verir, farklı güler, özel bir ilgi gösterir vesaire.

Velhasıl, işini severek yapan yapan insanlara hayranlıkla bakmak gerekir. Ve en önemlisi her işimizi severek yapmalıyız; ibadetimizi, işimizi, hobimizi ve dahi zevklerimizi.