Kabakçı Mustafa İsyanı (1807)

Kabakçı Mustafa İsyanı ya da Kabakçı Mustafa Olayı. Mayıs 1807’de Kabakçı Mustafa’nın önderliğini yaptığı bir isyan sonucu III. Selim’in tahttan indirilerek IV. Mustafa’nın tahta geçtiği Yeniçeri isyanı. Kabakçı Mustafa İsyanı Nedir? Kabakçı Mustafa İsyanı’nın Nedenleri Nelerdir? Kabakçı Mustafa İsyanı Nasıl Gelişmiştir? Tüm yönleriyle Kabakçı Mustafa İsyanı.

İsyanın Arka Planı

Osmanlı Devleti için 19. Yüzyıl, umut vaat eden bir yüzyıldı. III. Selim, imparatorluğun dağılmasını engellemek için o zamana kadar yapılmamış yenilik ve ıslahatlar yapmış fakat bu bazı kesimler tarafından memnuniyetsizlikle karşılanmıştı. Özellikle Yeniçeriler, III. Selim’in ıslahatlarını kendilerini ortadan kaldırmaya teşebbüs eden tehditler olarak görüyordu. Söz konusu Yeniçerilerin memnuniyetsizliği, Mayıs 1807’de Kabakçı Mustafa ile bir isyana dönüştü.

İlginizi Çekebilir:  Alman Mareşal Helmuth von Moltke'nin Osmanlı Devleti Hakkındaki Görüşleri

İsyanın Nedenleri Nelerdir?

III. Selim’in özellikle “Nizam-ı Cedit” reformları adı altında yaptığı askeri, müzik, idari, içtimai ve siyasi iyileştirme ve ıslahatların yansıması devlet nezdinde her ne kadar olumlu olsa da bu durum başta Rusya, İngiltere ve Fransa gibi devletlerin ve Osmanlı’da birtakım ulema ve Yeniçerilerin tepkisini çekiyordu.

İsyanın Gelişimi

Tepkiler üzerine başta III. Selim’e düşman çevreler ve bu söz konusu çevrelerin destekçileri harekete geçtiler. Osmanlı Devleti’nin III. Selim zamanındaki toparlanma sürecini istemeyen asiler isyan hazırlıkları içine girdi.

İlginizi Çekebilir:  Frigyalılar (Frigler) Kimdir?Özellikleri ve Hakkında Kısa Bilgi

Akka önlerinde Cezzar Ahmet Paşa karşısında bozguna uğrayan Fransızların İstanbul sefiri Sebastiani ve Selanikli Sadaret Kaymakamı Köse Musa’nın tahrik ve doldurmaları ile asiler isyana başladı.

İsyan 

İstanbul’da Büyükdere Çayırı’nda bir araya gelen asiler, kendi aralarında Kastamonulu Kabakçı Mustafa’yı kendilerine önder seçtiler. İsyan geniş bir alana yayıldı ve artarak büyüdü. 500’e yakın asi, Payitahta (İstanbul’a) yürüdü. Sultan III. Selim ise Müslüman kanı dökülmesini istemiyordu ve kendi emrindeki orduyu asilerin üzerine göndermedi.

Sultan III. Selim: “Bu işlerin müsebbibi (buna sebep olanı) benim hilmimdir (yumuşak huylu olmamdır).” demiş ve bu sözler üzerine Köse Musa, asileri teskin edecek bir hamle yapıp, Nizam-ı Cedit Ocağı’nı kaldırdığını dair bir ferman yazdırır. Böylece asilerin olası bir II. Osman vakası engellenmiş olur.

İlginizi Çekebilir:  Yurda Dönüş: Sefaradlar

İsyanın Sonuçları

Fakat asilerin amaçları bununla sınırlı kalmayıp III. Selim’i tahttan indirmek istediler. “Padişahı da istemiyoruz!” diyerek isyan eden Yeniçeriler, III. Selim’i tahttan indirip IV. Mustafa’yı tahtta geçirdiler.

Bu olay, daha sonra tahta geçecek olan II. Mahmut’un ilk önceliğini Yeniçeri Ocağı’nı kaldırmak olarak belirlemesinde etkili oldu. II. Mahmut, 1826 yılında Vakay-i Hayriye olarak da bilinen bir hamle ile Yeniçeri Ocağı’nı kaldırmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ko cuce