Kara Düzen Koton

Nerdeyse on ayını doldurmak üzere olduğum bir giyim mağazasından bahsedeceğim sizlere. İçim sıkılmasa bu kadar tek bir satır bile yazmazdım fakat öylesine içinin sıkıldığı bir hale gelen bu durumdan birilerine en azından bahsetmeliydim. Kara düzen ve angaryanın her tür biçimine şahit olduğum bu mağaza zinciri hepinizin bildiği bir mağaza: Koton.

Okuduğum bölüm ile alakalıdır diyerekten İnsan Kaynaklarına staj başvurusunda bulunmak üzere mağaza müdürü yolu ile bir mail gönderdim. Bölümünü, üniversitemi, kaç aydır çalıştığımı tek tek belirttim. Bu mail nerdeyse 5 ay önce atıldı fakat olumlu ya da olumsuz hiç bir geri bildirim gelmedi.

Tüm Koton mağazalarında part-time çalışma saatleri 30 saatten 20 saate düştü. Maaşlar azalacaktı ama yine de daha az çalışma saatleri düşünülünce oldukça sıcak karşıladım. Güncel shiflerin paylaşılmasını merakla bekledim ve beklenen an gelmeden önce bir mesaj geldi mağaza yönetiminden. Gelen mesaja göre bazı part arkadaşların 25 saat çalışması gerekecekti ve bu normal birşeydi daha sonra düzeltilebilirdi. Fakat bu mesajlar her hafta gelmeye başlayınca artık iş can sıkıcı olmaya başladı.

Üstelik çalışma saatleri haftalık olarak hesaplanıyor ve Sodexo da çalışılan saate göre veriliyordu. Bu her kurum için doğal olan şeylerdi. Fakat 10 aydır çalıştığım bu mağazada çalışma saati yazılan alandaki rakamdan her zaman üzerinde çalıştım ki bu da biraz enteresan bir durumdu. Şöyle ki mola vakitleri çıkılınca ancak 20 saate ya da eski formatla 30 saate düşüyordu. Yani 20 saat yazınca minimum 25 saat; 30 saat yazınca da minimum 35 saat çalışmak gerekiyordu.

Part arkadaşların ücreti ise full arkadaşlardan sadece 15 saat az çalışması ile iki katı düşüktü ve üstelik Sodexo da. Bu ücret farkının bu denli katlanmış olması açıkça rahatsız edici. Mağaza içerisinde çalışan her kişi günlük gelen kolileri yukarı taşıyabilir. Su damacanalarını omuzlayabilirdi. Yani mağazada iseniz her işle hemhal olabilirsiniz kısaca.

Şef adayları için benim düşüncem eziyete uğradıklarıdır. Müdürün, müdür yardımcısının hatta şefin dahi serzenişlerine, bazen ağır ithamlarına maruz kalabilirler, mola vakitlerini ayarlamak gibi zor bir işi üstlenirler, gün aşırı olmak üzere her sabah mağazaya yarım saat önce gelir, mağazayı en son müdürlerle beraber onlar kapatırlar. Çalışanlarla birebir onlar muhatap olurlar ve haftada bir gün izin ile sadece 2 erken çıkışları bulunur. Üstelik depo görevinden tutun, kasaya kadar her işi yaparlar. Mağazanın ana kolonlarıdır aslında şef adayları. Ücreti ise çok az derecede full arkadaşlardan fazla.

Diğer mağaza kuruluşlarında var mıdır bilmiyorum ama ihtar süresi denilen bir saçmalığa mahal veren bir mağaza aynı zamanda. Bir ay önce çıkış yapacağını söyleyeceksin de anca öyle çıkış yapacaksın işten. Kısacası bu duruma düşmemek için çok önceden başka bir iş ayarlamalısınız kendinize ya da maaşınızı alamamayı göze almalısınız.

Ürünleri ise sizin inisiyatifinize bırakıyorum. Çalıştığım için fazla yorum yapmayacağım. Bazen birbirinin aynısı ürünleri çıkartması insanı çileden çıkartıyor. Sadece renk kodu ibaresi farklı üç ürün çıkabilir mi? Evet çıkıyor hem de örnekleri bolca. Bazen zamansız fiyat yükselişleri, fiyat artışı gelebiliyor tepeden. Ne zaman gelmişse o zaman da yapmalısınız diye de bir kural var ayrıca. Görsel ekibi ise ellerine sağlık bazen güzel yaptıkları oluyor. Hani modelleme, kombin etme, öne çıkarma gibi küçük ama etkili işleri yapan bir ekip var. Ve biz bunlara Görselci gibi basit bir isim takıyoruz. Ne yaptıklarını anlattım. Zor mu? Kendileri için bilemem ama bizler için epey bir zorluk. Reyonun ağzı yüzü değişiyor, hiç bilmediğin ürünler reyona çıkıyor. Tam bir kaos, karmaşa zaten kalabalık bir durumda olunca mağaza hiç çekilmiyor inanın.

Ve son bir örnekle veda etmek istiyorum kara füzene. Avans istemek bu kadar zor olmasa gerek diye düşündüm. Düşüncem bu şekildeydi ve harekete geçtim. Şefe söylediğim bu istek maille İnsan Kaynaklarına en kısa şekilde iletildi. Burada sıkıntı yok. Fakat gelgelelim ki avans maaştan sonra geldi. Avans istiyoruz maaştan sonra geliyor diye tekrar şikayette bulundum fakat yine kayda değer bir geri bildirim olmadı.

 

Kısaca böyle bir durumda, daha adından bahsedemediğim birçok aksaklıklarla beraber 10 ay çalıştım. Daha önce de başka Koton mağazasında çalışmıştım ama son girdiğim Koton mağazası bu yazıyı yazacak kadar beni bunalttı. Soracaksınız, neden başka işe girmedim. Şöyle ki işimde bu sıkıntılara rağmen yalnızca bir kişi için kaldım ve sadece bir kişi için tüm bu olanlara katlandım. Mantıksız ama öyle.

Teknolojik Deli

Montaigne'e çıraklık yapıyordum, kovuldum. Biraz okuduktan sonra neden kovulduğumu anlayacaksınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir