Kartacalı Hannibal Barca

Kartacalı Hannibal Barca, Roma’nın en büyük kabusu. Milattan önce 247 yılında şu anki Tunus topraklarında bulunan Kartaca kentinde (Bir grup Fenikeli isyancı tarafından kurulmuştu) doğdu. Doğduğunda  Kartaca şehri Roma ile savaş halindeydi. Roma, Kartaca’nın boyunduruğu altına girmesini istiyor ama asla itaati kabule yanaşmayan Kartacalılar, buna şiddetle karşı çıkıyor ve Roma’ya her fırsatta saldırıyorlardı. Yine böyle bir savaşta Hannibal, babasını kaybetti. Babasından ona iki şey kalmıştı. İlki Roma’ya olan nefreti, diğeri ondan öğrendiği muazzam savaş taktikleri.

Hannibal, Roma’ya nefret kusuyordu. En kısa zamanda hazırlıklarını tamamlayıp Roma’ya savaş açacaktı ama nasıl? Roma denizcileri, Akdeniz’i boydan boya kapatmıştı. Hannibal, senaryoyu değiştirdi ve kendisini tarihin altın sayfalarına kazıyacak olan planını ortaya koydu: Onları kendi vatanlarında vuracaktı. Bunun için tek bir yol vardı. Akdeniz’i boydan boya kuşatan Roma’dan ancak İspanya üzerinden Alp Dağları’na, oradan da Roma’nın kalbine oturmakla kurtulabilirdi. Kartaca Senatosu, Hannibal’ın bu fikrine olumlu yaklaşmadı. Hannbal kararlıydı. Roma’yı kendi vatanında vuracaktı.

Fransa ve İspanya arasındaki sınırı oluşturan Pyrenees Dağlarından ve zorlu kış şartlarında ordusu ve filleri ile beraber Alp Dağlarından geçti. 100 bin asker ve 37 filden oluşan bu ekipte, yolculuğun bitiminde 60 binden az asker ve birkaç fil kalmıştı. İş artık Hannibal’ın elleri arasındaydı. Hannibal, yolculuğu sırasında Roma’nın zülmunden bıkanyerli halkı da kendi ordusuna dahil etmiş ve ordularını yolculuk boyunca dahi eğitime tabi tutmuştu. Hannibal, tam anlamıyla eğitimli bir ordu kurmuştu. Savaş şimdi başlıyordu.

Cannae Meydan Muharebesi

Trebia ve Trasimene Gölü Muharebelerinde Roma ordularını bozguna uğratan Hannibal İtalya’nın Güney’inde yer alan Cannae kasabasınaki buğday depolarına saldırmayı planlar. Kartaca Senatosuna takviye göndermesi için birkaç adamını görevlendirir. Planı ajanlar vasıtasıyla öğrenen Romalı kurmaylar Hannibal’ı durdurmak için hazırlıklara başlamıştır. İçlerinde hala kaybettikleri iki savaşın acısı vardır.

Paulus ve Varro komutanlığındaki yaklaşık 80.000 kişilik Roma ordusu, sayıları 40.000’i bulan Kartaca ordusuyla İtalya’nın Cannae kasabası önlerinde karşı karşıya geldi.
Varro, Trebia savaşındaki Roma ordusunun merkezden ilerleyişine kademe atlatmayı düşünerek ordunun bütün ağırlığını merkeze yerleştirdi.

Hannibal ise çoğunluğunu İspanyol ve Kelt savaşçıların oluşturduğu, ordunun geri kalanına nazaran disiplinden uzak birliklerini merkeze yerleştirdi. Varro merkezden yapılacak bir saldırı sayesinde Kartaca ordusunun panikleyeceğini ve ‘bilinçsiz’ bir şekilde nehre sürükleneceğini düşünüyordu. Kaldı ki savaş alanında Kartacalıların kaçacağı ya da saklanacağı tepe veya bayır yoktu.

Savaşın başlayacağı günün sabahı güneşi ve rüzgarı arkasına alan Hannibal Romalıların sağlıklı ve net görüş olanağını engellemiş oldu. Esen rüzgar piyadelerin ve süvarilerin oluşturduğu tozları olduğu gibi Romalıların üzerine atacaktı ve öyle de oldu.

Savaş başladığında tüm kuvvetini merkeze yığmış Roma ordusu üzerlerine gelen disiplinsiz Kartaca piyadelerine karşılık vermek için harekete geçti. Yarım saat sürmeden Kartaca piyadeleri daha fazla direnç gösteremeden ‘kontrollü’ olarak geri çekilmeye başladı. Çekiliş Roma ordusundaki sıkı disiplini bozdu. Geri çekilenleri kovalayan Roma ordusu bilinçsiz bir şekilde Kartaca ordusunun çemberine girmeye başladı. Hannibal’ın en güvendiği birlik olan süvariler tam bu anda iki kanattan da Roma ordusunu çevrelemeye başladı.

İki birliğin kanatlarında da çatışmalar çıktıysa da Hannibal’ın süvarileri Roma süvarilerine karşı üstün geldi. Hızla Roma ordudunun merkezine doğru ilerleyen süvariler Roma ordusunun düzenini tamamen bozmuştu. Geri çekilen piyadelerin de tekrar atağa kalkmasıyla Roma ordusu çemberde sıkışıp kalmış, Roma’nın en büyük felaketi yaşanmıştı.

Hannibal’ın planı saat gibi işlemiş, 80.000’e yakın Roma ordusunun 70.000’e yakını imha edilmiş, Roma ordusundan yalnızca 3000’e yakın asker sağ çıkabilmişti.Savaşın amacı düşmanı yenmek ya da geri püskürtmek değil tamamen imhaya yönelikti.

Savaş Roma için tam bir felaketti. İtibarı yerle bir olan Roma birbiri ardına müttefiklerini kaybetmeye başladı. Ayrılıklar baş gösterdi. Hannibal’ın istediği tam olarak buydu: Siyasi arenada Romayı yalnız ve çaresiz bırakmak.

Roma ile Kartaca arasındaki mücadele Cannae ile son bulmayacak ve tam 14 yıl daha sürecekti. Bu süreç içerisinde Hannibal ne yapması gerektiğine bir türlü karar veremez. 14 yıl irili ufaklı çarpışmalarla geçer bu sırada Roma güçlenir ve birliklerini toplar.

Roma’nın yeni konsülü Sicipio Africanus “madem barış sana yaramadı, o zaman savaşalım” diyerek Hannibal’ın aynen yaptığını yaparak düşmanı vatanında vurmak için Tunus topraklarındaki Zama’ya asker çıkarır. Disiplinli bir ordu ve aynı zamanda Hannibal kadar zeki olan bir komutana sahip Roma ordusu Kartacalıları kendi vatanlarında yenerek onları tarihe gömmüşlerdir.

 

Ve Hannibal 

Dünya tarihinin gördüğü en büyük komutan ve askeri dehalardan biri. Aynı zamanda tarihin ilk anti-empryalist komutanlarından. Roma’yı defalarca yenilgiye uğratmış, başkentlerinden çıkarmayıp uzun süre koca imparatorluğu muhasara altında tutmuştur. Hatta Romalıların ”Hannibal kapıya dayandı” kelimesini literatürlerine bir korkuluk abidesi gibi diken büyük komutan.

Askeri bilgisi ve askeri stratejisi, yıllarca tüm kara imparatorlukları için bir model oldu. Savaş meydanında kardeşi ile birlikte savaşır, askerleriyle birlikte yemekler yerdi. Hatta bir keresinde ordusunu koca bir bataklığın içerisinden başarıyla geçirmişti. Fakat bu geçişi esnasında zehirli bir böceğin ısırması sonucu tek gözünü kaybetti. Hannibal aynı zamanda Cengiz Han ya da Moğollar gibi anlamsız yıkımın mimarı olmadı. Roma önlerine geldiğinde şehre hayran kalan Hannibal, medeniyete ve tarihe değer katacak olan bu şehri talan etmek ve yıpratmak istemedi. Çünkü o Romalıların deyimiyle bir ”barbar” değildi. Ordusu, bir savaşta 50,000 Roma lejyonunu kılıçtan geçirmişti. Bu sayı o zamana kadar görülmüş en büyük kıyımlardan biriydi. Eğer savaşın doğası gereği bunu mu yapması gerekiyordu diye sorduğumuzda Roma, Kartaca’yı yerle bir etmiş, hatta tonlarca tuz dökmüş ve döktüğü yerlerden ot dahi çıkmamıştır.

Bu arada Hannibal’a hayran olan II. Osman, Hannibal’ın taktiklerini Hotin Seferei’nde denemeye kalkmış ama yeniçerilerin başına buyruk hareketleri nedeniyle uygulayamamıştır. Öte yandan Mustafa Kemal Atatürk’ün de bir Hannibal hayranı olduğu bilinir.

Hannibal’ın en büyük hatası ”barbar” olmaması idi. Antik dünyada üç savaş kaybeden aslında savaşı kaybetmiş oluyordu. Roma, onlarca kez yenilmesine rağmen Hannibal’ın beklediği teslim heyetini göndermedi. Vur-kaç taktiği ile ordusunu yıprattı. Hazırlıksız olan ordu, uzun müddet Roma’da tutunamazdı. Ve Roma’dan bir komutan çıktı: Scipio. Hannibal’ın tüm taktiklerini, tüm stratejilerini deneyimlemiş bir komutan. Kartaca’da Hannibal’ın fişini çekmek için büyük bir savaşa girdi. Kartaca Senatosu’nun türlü hataları ile savaş Kartaca’da kaybedildi. Hannibal’ın ülkesi ağır bir antlaşmayı imzalamak zorundan bırakıldı. Scipio bu savaştan sonra ”Africanus” ünvanını alacaktı.

Daha sonra Hannibal, yıkık olan ülkesini yeniden toparladı. Fakat Roma, bunun bir diriliş olabileceğinden Hannibal’ı bir an önce yakalamak istedi. Hannibal önce Suriye’ye kaçtı. Daha sonra Anadolu’nun kuzeyine ve bir süre sonra artık kaçarak kurtulamayacağını anlayan Hannibal Barca, yüzüğündeki zehri içerek intihar etti. Son sözlerinin ”Hadi Romalıları daha fazla sinirlendirmeyelim; çünkü yaşlı bir adamın ölmesinin çok uzun süreceğini sanıyorlar.” dediği rivayet olunur. Hannibal’ın Gebze civarlarında öldüğü de yine rivayet edilenler arasındadır.

Ve böylece dünyadan koca bir kumandan daha göçmüş olur: Hannibal, Roma’nın en büyük kabusu.